Kulüp sonrası bir ruh hâli: Lauren Duffus

Dadanizm newsletter duyuru (600 x 600 px)

Anonslar yarım kalıyor, adımlarınız birbirini tutmuyor. Metro gecikiyor; yürüyorsunuz. Şehrin ritmi yine aksıyor. Sokak, sürekli tekrar eden bir sahneye dönüşüyor. Hareket ediyorsunuz, ama ilerlemiyorsunuz. Gündelik hayatın bu sekteye uğramış temposu, fark etmeden kişisel bir doğaçlama dansına dönüşüyor. Lauren Duffus’un müziği tam bu noktada devreye giriyor: Ritmi tutmak için değil de, ritmin dağıldığı anlara eşlik etmek için. Anlam o an yok, sonradan geliyor.

Londra merkezli prodüktör ve şarkı yazarı Lauren Duffus, pandemi döneminde müzik yapmaya başlayan ve kısa sürede İngiltere’nin alternatif elektronik çevrelerinde kendine özgü bir alan açan isimlerden. 2021’de Body Motion Records etiketiyle yayımlanan “Stir Fry” ile dikkatleri üstüne çekti. Ardından AD93 etrafında şekillenen üretimleri, Duffus’u tür tanımlarının dışına, hatta formsuz denilebilecek bir hatta yerleştirdi. “Habits” ve “Love Love Love” gibi erken dönem parçaları, Duffus’un tarzını ortaya koyuyordu: Keskin sınırlarla çizilmiş türlerde değil, daha bulanık alanlarda yer alıyordu. Müziği hiçbir zaman tam olarak “orada” durmuyor; sürekli bir geçiş hâlinde, askıda bırakıyordu. Sabitlenmiyor, yerleşmek gibi bir niyeti yok. Grime, breakbeat, R&B ve ambient çağrışımları belirip kayboluyor; hiçbirinin içinde kalmadan, aralarında dolaşıyor.

2025’te AMF Records etiketiyle yayımlanan “Cans Gone Warm,” EP’si adında “gone warm” yani popülerliğini kaybetmiş bir şey anlamına gelen bir kalıp geçiyor. Duffus, zirvelerle ilgilenmiyor; o anlar takip eden ve genellikle günümüzün çoğunu kaplayan o artçı hâllere odaklanıyor. Parçalar ilerlemekten çok aramızda dolaşıyor, bir tanıma girmekten bilinçli biçimde kaçınıyor.

EP’si ilk single’ı olan “N.U.M.T.E.”‘parçasının adı, ‘Need You More Than Ever’ cümlesinin akroniminden oluşuyor. Başlıktaki ifade, romantik bir itiraf gibi çalışmıyor; tekrarlandıkça ve kısaldıkça anlamını yitiren bir cümleye dönüşüyor. Keskin breakbeat’ler ve parlak synth’ler, altta dolaşan melankolik akorlarla devamlı bir çatışma hâlinde. Duffus’un vokali ritme yerleşmiyor; onun üzerinde, sürekli askıda kalıyor. Özlem burada sıcak değil; huzursuz ve mesafeli. Parça, The Human League’in meşhur “Don’t You Want Me” şarkısını ‘sample’lıyor, ardından ortaya çıkan kesitleri genişleterek ve ‘reverse’ ederek kullanıyor. Böylece buradaki “netlik ve istek”ten çokça uzaklaşmış bir şekilde, gizli kendinden emin olmayan ve boğuk bir taleple kulaklarımıza ulaşıyor.

Söz yazımını, pratiğinin merkezinde tutmayan Duffus, parçalarının anlamının oluştuktan sonra geldiğini aktarıyor. Daha çok dürtüsel bir taraftan ‘mumble’larını  kayda aldığını söylüyor. EP’nin duygusal haritasında, şehir bir fon olmaktan çıkıyor; doğrudan bir ruh hâline dönüşüyor. Kelimeler bir anlam ifade etmeden bir ruh hâline bürünüyor.

Lauren Duffus’un müziğinde ne tam anlamıyla dans ediyoruz ne de tamamen yürüyoruz. Sokaklar performansımızı sahnelediğimiz, bir alana dönüşüyor. Aynı sanatçının, “N.U.M.T.E.” parçasının klibinde astronot kostümüyle amaçsız bir şekilde bir Londra sokaklarında dolaşması gibi.

“Cans Gone Warm” EP’si Londra ‘beat’leri kapsamında değerlendirdiğimizde, kulüp kültürünün sokağa dağılmasının 2025’teki ses bulmuş hâli gibi. Yüksek tempo ve sesin yerini, çok katmanlı, hem ‘mellow’ hem de mekanik anlaşılmayan sözler alıyor, gecelerden gecelere sürmek yerine günümüzün her dakikasına eşlik ediyor.

2000’ler Londra’sının post-rave melankolisini ses dokusuna dönüştüren ve bu açıdan öncülerinden Burial, Duffus’un referans evreninde belirgin bir yerde duruyor. Kulüp müziğinin duygusal mirası korunuyor ama işlevi tersine çevriliyor. Ritim, artık dans ettirmek için değil; eşlik etmek için var.

Kulüp müziğinin vaadi olan kolektif senkron burada çoktan dağılmış durumda. Geriye kalan, artçı hâllerin; aynı anda ama ayrı ayrı hareket eden bedenler.

Dadanizm sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin