Victoria’s Secret için günahlardan arınma zamanı (Tabii eğer mümkünse)

Dadanizm newsletter duyuru (600 x 600 px)

Yaklaşık 30 yıldır Victoria’s Secret markasıyla özdeşleşmiş “meleklere” veda zamanı geldi… Dayatmacı güzellik algılarına pabuç bırakmayan dünya düzeninde yıllardır podyumlarda estiren Victoria’s Secret melekleri bile tutunamadı. Aslında marka epey bir süre direndi, olup bitenleri görüp duymamak, görüp duysa bile umursamamak adına. ‘‘Biz şöyle bir markayız, böyle bir markayız; sadece iç çamaşırı değil, fantezi de satarız’’ diye diye fena halde tosladılar da. Herhalde baktılar ki bu iş böyle devam edemeyecek bazı yeni büyük kararlarla kendilerini güncellemeye koyuldular. Marka cephesinden geçen hafta gelen açıklamaya göre markanın tanıtımlarını artık o meşhur melekler değil; aktivistler ve de girişimcilerden oluşan bir grup marka elçisi üstlenecek. Peki bu olumlu gibi gözüken formüller adı türlü fobik söylemlere, tacizlere, fuhuş amaçlı çocuk kaçakçılığına (bildiniz, Epstein de buralarda bir yerde) ve türlü fobik söylemlere bulanmış bir markayı temize çıkarmaya yeter mi?

Victoria’s Secret, geçtiğimiz hafta “kültürel açıdan uygun olmadıklarını” belirterek meleklerine veda ettiklerini açıkladı. Sanki yıllardır modellerine uyguladıkları sıkı diyet programlarıyla ve de psikolojik baskılarla gündeme gelen kendileri değilmiş gibi… Zaten bu büyük marka son yıllarda, bu bahsettiğimiz nedenlerden ve de adının karıştığı cinsel istismar davalarının ardından güç kaybetmeye başlamıştı. Anlaşılan Victoria’s Secret, bu değişen düzene ayak uydurmak ve de eski ihtişamlı günlerinde geri dönmek için radikal değişiklikler peşinde.

Melekler, Victoria’s Secret markasının 50 yıla yakın geçmişinin yarısından fazlasında önemli bir role sahipti. Marka 1995’ten beri her sene düzenlediği Fashion Show’larda arz-ı endam eden sıfır beden modelleriyle koleksiyonlarını tanıtıyordu. Yani, markanın bu kadar büyümesinde meleklerin önemli bir payı vardı elbette. Çünkü tam olarak markanın kuruluş amacına hizmet ediyorlardı diyebiliriz. Victoria’s Secret, 1977 yılında Roy Raymond tarafından “erkeklerin iç çamaşırı alışverişinde kendilerini rahat hissedecekleri bir yer yaratmak” amacıyla kurulmuştu. Ve tüm satış stratejileri, tanıtımları, reklamları kadınlardan ziyade erkekleri hedef almak üzerine kuruluydu. Zaten geçen hafta verdikleri bu önemli kararı da, şirketin yönetim kurulunun bir üyesi olan Martin Waters “artık erkeklerin isteklerine göre değil kadınların isteklerine göre hareket edeceğiz” şeklinde duyurdu. Oysa çok değil, sadece 1.5 sene önce markanın pazarlama direktörü Ez Razek, melekler arasında neden trans ve büyük beden modellerin olmadığı sorulunca ”Çünkü bizim şovlarımız bir fanteziye hizmet ediyor, her biri 42 dakikalık özel bir eğlence” diyerek sattıkları fantezide trans ve büyük beden modellere yer olmadığını belirtmişti. Ayrıca, sadece bu da değil; Ez Razek’in adının çok sayıda cinsel taciz olayına karıştığı da biliniyor. Mesela model Bella Hadid’i beden ölçüleri alınırken taciz ettiği ve Hadid’in podyumda üstsüz yürümesi için bir kanalla anlaşma yaptığı da söyleniyor. Yine New York Times’ın haberine göre, ki şahitlerle doğrulanmış bir haber bu, Razek başka bir modele de tacizde bulunmuş.

Lex Wesner

Muhtemelen Me Too hareketi gibi tüm sektörlerde büyük değişim rüzgarları estiren bir kadın hareketi başlamamış olsaydı Victoria’s Secret da bu kadın düşmanı; zorbalık ve taciz kültüründen beslenen marka politikasına devam edecekti. 90’lı yılların ortalarından itibaren Heidi Klum’dan Adriana Lima’ya birçok modelin de kariyerlerinde önemli bir yer tutan bu Victoria’s Secret şovları defileler, popüler kültür içerisinde markayı özel bir konuma taşıdığı gibi, dolarların da yağmasını sağladı tabii. 2017’den itibaren ise birçok sektörü şöyle bir silkeleyen Me Too hareketiyle ve de modellerinin çoğunda anoreksiya nervoza gibi ciddi sağlık problemlerine sebebiyet vermelerinin ortaya çıkmasıyla birlikte marka büyük bir düşüş yaşadı. Hem satışlar azaldı hem müşteriler ürünlerin kalitesinden şikayetçi olmaya başladı. Ekonomik açıdan büyük bir darbe yiyen iç çamaşırı markası, modellerine uyguladığı psikolojik şiddete gelen tepkilerin de ardından yoğun bir şekilde değişim ve de gelişim çalışmalarına başladığını duyurdu. Ama 2020 yılının başlarında yaşadıkları bir diğer büyük skandal tüm bu bahsettiğimiz sorunların önüne geçti.

Değişen ve daha kapsayıcı bir hale gelen güzellik algılarına daha fazla direnemeyen Victoria’s Secret, 2018 yılında melekleriyle düzenlediği ve izlenme oranının en düşük seviyeye indiği defilelerine ara verdiğini duyurmuştu. Bu kararlarından sonrasında ise bahsettiğimiz skandal patlak verdi. ABD’nin yakın tarihinde en ses getiren davalarından biri olan Jeffrey Epstein davası Victoria’s Secret’ın da düşüsünü hızlandırdı diyebiliriz. İlk olarak 2005 yılında çocuk istismarı ve fuhuş amaçlı çocuk kaçakçılığıyla suçlanan ve suçunu 2008 yılında kabul eden milyarder Epstein, dolaylı yoldan da olsa Victoria’s Secret markasının çatı şirketi L Brands’ın hisseleriyle bağlantılıydı. Çünkü bu hisselerin sahibi Les Wexner’ın servetini yöneten kişi Epstein’di. Jeffrey, 2019 yılının Ağustos ayında tutuklu bulunduğu Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi’nde intihar etti. Ardından da Epstein’e olan yakınlığıyla bilinen Wexner’ın de, Victoria’s Secret markasını ve de bağlantılarını kullanarak Epstein’e suçlarında yardım ettiği “ortaya çıktı”. Aslında bu durum bariz bir şekilde ortadaydı ama bu dava dev markaya neredeyse hiç zarar vermemişti. Me Too’nun her geçen gün artan etkisi sebebiyle de L Brands bu korkunç gerçeği daha fazla göz ardı edemedi tabi. Ve bu konu hakkında biraz göstermelik de olsa bir hamle yaptı; yüzde 55’lik hisseye sahip Wexner’ın yönetim kurulundaki ve şirketteki görevine son verdi. Daha sonra L Brands hisseleri borsada yaklaşık yüzde 12 değer kaybetti. 2020 başındaki bu değer ve de para kaybının ardından bir süre sessiz kalan Victoria’s Secret markası hem dağılan imajını toparlamak hem de kaybettiği değer kaybını telafi etmek amacıyla yönetim kurulunda büyük değişikliklere gitti. Yalnız Wexner’ın hâlâ en büyük hissedar olduğunu hatırlatalım, kendisi sadece yönetim kurulundan atıldı…

Tüm bu saydığımız nedenlerle Victoria’s Secret’ın satışları 2019 ve 2020 yıllarında epey düşmüştü. L Brands’in geçtiğimiz haftaki raporu ise yaptıkları hamlelerin işe yaradığını gösteriyor. Çünkü hisselerinin değeri 2021’in ilk çeyreğinde yüzde 9 arttı. Pandemiye, kapanan birçok mağazasına ve her şeyden önemlisi bünyesindeki kadınlara yaptıkları zorbalıklara ve istismarlara rağmen Victoria’s Secret’ın bu zaferi şu an piyasalarda bir “geri dönüş” olarak görülüyor. Bu geri dönüşte payı olan değişimlerle ilgili çalışmalar da hâlâ devam ediyor. Şirketin 2019 yılında 11 kişilik yönetim kurulu üyesinin sadece ikisi kadınken, şimdi bu sayı altıya çıkarıldı (ve kurul başkanı da Sarah Nash). Kurulda ayrıca L Brands’ın uluslar arası bölümünün CEO’su Martin Waters da bulunuyor. Waters “artık sadece erkeklerin seksi bulduğu değil herkesin seksi bulduğu iç çamaşırlar üreteceğiz. Modellerimizin de ulaşılmaz olmaktan ziyade gerçek hayatla daha alakalı olmalarına özen göstereceğiz” diyor. Wexner’ın kuruldan çıkarılmasıyla beraber kurul üyelerinin çeşitlilik eksikliğini gideren Victoria’s Secret, şimdi de bu çeşitliliği modellerine yansıtmayı amaçlıyor. Marka, yıllardır vazgeçmediği aşırı cinselleştirilmiş reklamlardan vazgeçip tüm bedenleri olumlayan pozitif kampanyalara ağırlık verecek önümüzdeki yıllarda. Ve modellerini de sadece “mükemmel vücuda” sahip kadınlardan değil, transseksüel ve de büyük beden modellerden de seçecek. Hintli sinema oyuncusu Priyanka Chopra Jonas, profesyonel futbolcu ve de cinsiyet eşitliği aktivisti Megan Rapione ise markanın yeni yüzleri olarak açıklanan ilk isimlerden.

Evet, tüm bu adımlar marka için olumlu gibi gözükse de biliyoruz ki her birinin arkasında kocaman dolar işaretleri var. Samimiyet ve içtenliğin aranacağı en son marka muhtemelen Victoria’s Secret. Haliyle bazı şeyleri telafi edebilmek için bu yeni kararlarla birlikte hafızaları da sildirmeleri gerek çünkü tacizlerden fobik söylemlere, bulaştıkları kirli işlerle kötülüğü ilmek ilmek işleyerek bugüne geldiklerini biliyoruz. Bugün bu ‘kapsayıcı’ gibi duran formüller işler belki ama ne kadar sürecek göreceğiz.

Dadanizm sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin