5 maddede dadandık: Haftalık popüler kültür raporu (10-20 Ocak)

Dadanizm newsletter duyuru (600 x 600 px)

Geçtiğimiz haftalarda dadandığımız ama çok tembel olduğumuz için yazmaya üşendiğimiz birkaç popüler kültür haberi…

1- Neil Gaiman

Yine devasa bir hayal kırıklığı yaşıyoruz. Öfkemiz hiç bitmiyor, bitemiyor. Pek çoğumuzun eserlerine hayran olduğu bir yazar, tekinsiz ama insanı sarmalayan dünyalar kuran, her fırsatta feminist olduğunu iddia eden, hatta “Feminism in the Worlds of Neil Gaiman” başlıklı bir kitaba dahi konu olan bir kişiydi kendisi. Geçen sene öğrendik ki kandırılmışız. Bir Twitter kullanıcısının da özetlediği gibi, ağzı laf yapan, kamusal imajı kusursuz, zengin ve güçlü Gaiman’a karşı çıkmak, istismarın adını koymak ve ifşa etmek çok zor. Üstelik onun üzerinden para kazanan çok güçlü büyük şirketler de var. Gaiman’ı ifşa etmek, o şirketlerle de karşı karşıya gelmeyi gerektiriyor.

Her şey 2024 yılı Haziran ayında Tortoise Media’nın Neil Gaiman’ın iki kadın tarafından cinsel saldırıyla suçlandığını duyurmasıyla başlamıştı. Ardından “Master: the allegations against Neil Gaiman” adlı altı bölümlük bir podcast serisi yayınlamışlardı. Podcast serisinde beş kadın Neil Gaiman ile yaşadıklarını, maruz kaldıkları cinsel istismarı anlatmıştı.

13 Ocak 2025 günü de New York Times’ta, Lila Shapiro tarafından kaleme alınan “There Is No Safe Word” başlıklı bir makale yayınlandı. Dördü daha önce podcast serisinde konuşmuş olan sekiz kadın, yaşadıklarını New York Times’a anlattı. Lila Shapiro kadınlarla konuşmalarının yanı sıra, çok sayıda günlüğü, kadınların arkadaşları ve Gaiman ile olan mesajlarını ve e-maillerini de incelediğini söylüyor.

Makalede geçen iddialar kan dondurucu detaylarla dolu. Olayların yaşandığı sıralarda biri dışında bütün kadınlar 20’li yaşlarında, Gaiman ise 40’lı ve 60’lı yaşlarında. İki kadın Gaiman için çalışıyormuş, beş kadın da Gaiman’ın hayranıymış. Kadınlardan biri henüz 22 yaşında genç bir drama öğrencisiyken Gaiman’ın çocuklarına bakıcılık yapan, gerçek ismiyle öne çıkan Scarlett Pavlovich. Fiziksel ve psikolojik şiddet, tecavüz ve hatta çocuk istismarı iddialarını içeren makalenin tamamını okuyabilmek çelik gibi sinirler istiyor.

Makalenin yayınlanmasının ertesi gününde Neil Gaiman da kendi blog sayfasında bir yazı yayınladı. Yazıda yaşadığı ilişkilerin rızaya dayalı olduğunu ve suçlamaların hiçbirini kabul etmediğini söyledi.

Gaiman’ın rızaya dayalı olduğunu iddia ettiği ilişkileri, rıza inşasıyla kurulmuş, eşit olmayan bir güç dengesine dayalı, sınırların olmadığı, yani sınırları ve rızayı Gaiman’ın belirlediği istismar ilişkileri aslında.

Gaiman açıklamasının bir yerinde şöyle diyor; “Yıllar sonra bunlara baktığımda çok daha iyisini yapabileceğimi ve yapmam gerektiğini de fark ediyorum. Cinsel olarak ulaşılabilirken duygusal olarak ulaşılmazdım, kendime odaklanmıştım ve olabileceğim ya da olmam gerektiği kadar düşünceli değildim. İnsanların kalplerine ve duygularına karşı dikkatsizdim ve bu gerçekten çok pişman olduğum bir şey. Bencilce davrandım. Kendi hikayeme kapıldım ve diğer insanlarınkini görmezden geldim.”

Bütün istismarcı erkeklerin açıklamalarında rastladığımız gibi yazısına “ben de insanım, öğreniyorum, büyüyorum” laflarını sıkıştırmayı da ihmal etmemiş.

Gaiman’ın “rızaya dayalıydı” dediği BDSM içeren birliktelikleri, açıklamasında da söylediği gibi, kendi istek ve sınırlarına göre şekillenmiş. Burada rızadan söz edilebilir mi? Shapiro’nun makalesinde atıfta bulunduğu cinsellik eğitmenleri Dossie Easton ve Janet Hardy, BDSM ve istismar arasında ince bir çizgi olduğunu ve bu tür ilişkilerde tarafların her eyleme katılmadan önce heves ve açık rıza göstermesi gerektiğini söylüyorlar. Bu nedenle bu tip ilişkilerde önceden belirlenmiş kurallar ve “safe word” yani karşıdaki kişinin nerede ne zaman durması gerektiğini belirleyen kodlar gerekli diyorlar. Shapiro’nun makalesinin başlığında da olduğu gibi, anlıyoruz ki Gaiman’da sınır ve “safe word” yok.

2- Carrie Bradshaw’ın o meşhur apartmanının önüne hayranları engelleyecek bir kapı yapılacak.

Carrie Bradshaw’ın apartmanının önü ikonik bir mekandır. New York’a giden Sex and The City hayranları, Carrie’nin topuklularıyla tıkır tıkır inip çıktığı, birçok hayat kararını aldığı, Mr. Big’in onu aşağıda beklediği, sevgilileriyle ayrılıp barıştığı o meşhur apartman kapısına gitmeden edemezler.

@purewow

“In New York, you’re always looking for a job, apartment or a boyfriend.”#satc #newyorkcitycheck #carriebradshaw #carriebradshawaparment #nyctourism

♬ SATC – Leonie Hanne

Apartman sakinleri bu durumdan yıllardır şikayetçi. Hatta merdivenlerde zincir de var. Ama bu zincir belli ki kimseyi durdurmaya yetmiyor.

Geçtiğimiz günlerde “New York Şehri Simgesel Yapıları Koruma Komisyonu”, ev sahibi Barbara Lorber’ın binanın önüne bir kapı inşa etme başvurusunu onayladı. Lorber yaptığı açıklamada “Zincirin üzerinden tırmanıyorlar, basamaklarda poz veriyorlar, dans ediyorlar ya da uzanıyorlar, salon pencerelerine bakmak için en tepeye tırmanıyorlar, ana giriş kapısını açmaya çalışıyorlar ya da gece geç saatlerde sarhoş olduklarında kapı zillerini çalıyorlar” diyor. Ayrıca basamaklara grafitiler çizmiş ve ana kapının çerçevesine isim baş harfleri kazımışlar!

Lorber, “Bu apartmanın kapısı olmamalıydı ama 19. yüzyılın sonlarında güzel olan bu ev, ne yazık ki bizim yüzyılımızda daha fazla korunmaya ihtiyaç duyuyor” diye de ekliyor.

3- Brad Pitt, böbrek ameliyatı ve yapay zeka

Geçen hafta internet Brad Pitt’le ilişki yaşadığını düşünen ve 830 bin Euro dolandırılan Fransız kadının hikayesiyle çalkalandı. Brad Pitt’in yapay zekayla yapılan hastane fotoğrafları gözümüzün önünden gitmiyor bir türlü.

Olaylar şöyle başlıyor: Fransız bir iç mimar olan Anne, Fransa’da çocukları ve o zamanki eşi (Fransız medyasına göre bir milyonermiş) ile birlikte kayak tatili yapıyor. Tatil fotoğraflarını paylaşmak için Instagram açıyor ve Brad Pitt’in annesi Jane Etta Pitt olduğunu iddia eden birisi kendisine DM’den mesaj atıyor. Mesajda “oğlumun senin gibi birine ihtiyacı var” diyor ve oğlu Brad Pitt’i, Anne ile tanıştırıyor. Hemen ardından Anne’e, Brad Pitt’in AI tarafından üretilmiş fotoğrafları ve mesajlar gelmeye başlıyor. Bir yıl boyunca sanal bir ilişki yaşıyorlar.

@thedailystar

The victim went to the French police with the story, who launched an investigation in the summer of 2024 📹 Getty

♬ original sound – Daily Star ⭐️

Telefonun ucundaki kişi ilerleyen zamanlarda Anne’e böbrek ameliyatı olmak için 1 milyon dolara ihtiyacı olduğunu ancak Angelina Jolie ile olan boşanma davası nedeniyle hesaplarına ulaşamadığını söylüyor. Hastane yatağından bir sürü fotoğraf göndermeyi de ihmal etmiyor!

Anne de bunun üzerine “Brad Pitt”e tam 830 bin Euro gönderiyor. Üstelik Türkiye’deki bir hesaba! Türkiye bu dolandırıcılık olayının neresinde duruyor çok merak ediyorum doğrusu.

Bu olayın ortaya çıkmasının ardından Anne internette yoğun bir şekilde zorbalığa maruz kaldı. Netflix Fransa bile sosyal medya hesabından “Brad Pitt ile (gerçekten) ücretsiz izleyebileceğiniz dört film” diyerek bir paylaşımda bulundu. Olay komik bile olsa, herkesin, hatta büyük şirketlerin bile bu zorbalık trenine atlayıvermeleri çok korkunç.

Geçenlerde arkadaş grubuna gelen Paris’in yeraltından çıkan yaratık videosuna inanmış bir millennial olarak ben, yapay zekanın kandırma gücünü hafife almam. Herkes gözünü dört açmalı.

Bu olay, Brad Pitt’in dolandırıcılıkta kullanıldığı ilk olay da değil. Eylül 2024’te de benzer bir vaka yaşanmış, iki İspanyol kadın Brad Pitt ile ilişki yaşadıklarını düşünerek yaklaşık 340 bin Euro dolandırılmıştı. O zaman beş kişi tutuklanmıştı. Brad Pitt’in sözcüsü de geçenlerde “Dolandırıcıların hayranlar ve ünlüler arasındaki güçlü bağdan faydalanması korkunç bir şey” diyerek açıklama yaptı.

4- Letterboxd’ın 2024 yıl sonu raporu geldi.

Tıpkı Spotify Wrapped gibi Letterboxd da her yıl kullanıcılarına izledikleri film sayısı, izleme süreleri, en çok izledikleri aktör ve yönetmen gibi istatistikleri gönderiyor. 17 milyon kullanıcı tarafından en çok izlenen, en yüksek puan alan film listelerini de açıklıyorlar.

Letterboxd’a göre 2024 yılının bazı “en”leri şu şekilde:

En yüksek puan alan film: Dune: Part Two

En popüler film: Dune: Part Two

En popüler belgesel: Will & Harper

En yüksek puanlı belgesel: No Other Land

En popüler dizi: Baby Reindeer

En çok izlenen kadın oyuncu: Zendaya

En çok izlenen erkek oyuncu: Willem Dafoe

En çok izlenen yönetmen: Denis Villeneuve

En takıntılı şekilde tekrar tekrar izlenen film: Dune: Part Two

En düşük puanlı film: Madame Web

2025’in en beklenen filmi: Mickey 17 (Yönetmen Bong Joon-ho)

5- 2025’in şimdilik tek iyi olayı: Severance’ın yeni sezonu başladı!

Severance dizisini 2022 yılında izleyenler, yeni sezon için uzun ve zorlu bir bekleyiş içindeydiler. İlk sezonun final bölümü öyle bir yerde bitmişti ki…

Son yıllarda en severek ve bu yüzden de en korkarak izlediğim dizi oldu Severance. Çok kompakt bir ilk sezon izledik; her bölümde yeni bir gizem ortaya atan, bazı soruları cevaplayan, karakterleri usulca tanıtan, bir yelpaze gibi açılan… Peki bu yelpaze doğru düzgün kapanacak mı? Kesinlikle zor bir iş. Severance başladığı gibi derli toplu ve sorduğu sorulara tatmin edici yanıtlar vererek bitebilirse, dizi tarihinin en özel işlerinden biri olacak.

Dizinin yönetmeni ve yapımcısı Ben Stiller, New York Times’a verdiği röportajda dizinin finalinde ne olacağını bildiğini söyledi. Bu iyi bir haber.

İkinci sezonu izleyen eleştirmenlerin yorumları oldukça olumlu. The Guardian’da “ilk sezon fevkalade şık, zekice, tuhaf ve zorlayıcıydı. İkincisi daha da etkileyici”, The New York Times’da “2. Sezon aklınızı başınızdan alacak” şeklinde yazılar kaleme alındı.

17 Ocak Cuma günü ikinci sezonun ilk bölümü yayınlandı. Seyircilerin çoğunluğu ilk bölümden memnun görünüyor. 21 Mart’ta yayınlanacak olan sezon finaline kadar her Cuma yeni bir bölüm gelecek. Bizim gibi binge-watch bağımlılarının gözü yaşlı, hemen salın şu diziyi ya!

Dadanizm sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin