Time’s Up, İngiltere’deki tüm setlerde cinsellik koordinatörü bulundurma zorunluluğu getirilmesini istiyor

Dadanizm newsletter duyuru (600 x 600 px)

Normal People dizisiyle birlikte gündeme gelmiş, ardından da geçtiğimiz günlerde I May Destroy You‘daki rolüyle BAFTA’larda En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanan Michaela Coel’in teşekkür konuşmasıyla hakkı bir kez daha bilinmişti setlerdeki cinsellik koordinatörlerinin. İngilizcede ”intimacy coordinator” olarak da geçen bu set çalışanları daha sahnelerin yazım aşamasında olaya dahil oluyorlar ve her oyuncuyu sahneler hakkında detaylı bir şekilde bilgilendiriyorlar. Eğer oyuncuların çekmek istemediği sahneler olursa duruma müdahale edip herkese en uygun “koreografi”yi yaratmaya çalışıyorlar. Böylelikle çekimden önce sette bulunan herkes tüm hamlelerden haberdar oluyor ve herhangi aykırı bir harekete tepki gösterebiliyor. Setlerde taciz ve istismarların önüne geçmek ve oyuncuların güvenliğini sağlamak adına Time’s Up’ın İngiltere başkanı Dame Heather Rabbatts da cinsellik koordinatörlüğünün İngiltere’deki setlerde ve de tiyatrolarda zorunlu hale getirilmesi gerektiğiyle ilgili bir çağrıda bulundu.

Birçoğumuzun izlerken bile koltuğunda huzursuzca kıvrandığı cinsel taciz, tecavüz sahnelerinin ya da hemen hemen her filmde/dizide bulunan sevişme sahnelerinin oyuncular açısından ne kadar zorlayıcı olabileceğini tahmin etmek zor değil. Bu nedenle, özellikle sektörde büyük bir değişim (neyse ki, bu defa olumlu yönde) yaratan Me Too hareketiyle birlikte son yıllarda fazlaca gündeme gelen bir meslek var; cinsellik koordinatörlüğü (intimacy coordinator). Her şeyden önce oyuncuların güvende hissetmesini sağlayan bu kişiler, belli ki önümüzdeki yıllarda sektörde daha etkin bir rol oynayacak; Me Too hareketinin ardından, istismar mağdurlarına destek vermek amacıyla kurulan Time’s Up, İngiltere’deki tüm setlerde ve tiyatrolarda cinsellik koordinatörü bulunması için bir çağrıda bulundu.

Aslında Normal People dizisi üzerinden cinsellik koordinatörlüğü hakkında uzun uzun konuşmuştuk. Ama yine de bu mesleği ilk defa duyanlara kısaca bir özet geçelim. “Malum sahneler” belki biz izleyicilerde kısa süreli etkiler yaratıyor olsa da, bu sahnelerin çekimi sırasında istismara uğrayan ve ardından travmalarla boğuşan birçok oyuncu var. (bkz. Paris’te Son Tango) Tahmin edebileceğiniz üzere, bir zamanlar (hatta hâlâ) neredeyse tamamen erkek egemen bir endüstri olan sinema sektörünün geçmişi bu konuda oldukça korkunç örneklere sahip; “habersiz” çekilen sevişme ya da taciz sahneleri, senaryoya aniden eklenen “ufak dokunuşlar”, doğaçlama gerçekleşen izinsiz temaslar… Tüm bunlar rol gereği yaşansa da oyuncular için gerçek bir tacize dönüşen sahneler oluyor şüphesiz. İşte burada, bu tarz istismarların önüne geçebilmek ve de hem çalışanlar hem de oyuncular için daha güvenli bir set ortamı yaratmak amacıyla cinsellik koordinatörleri işin içine giriyorlar. Daha sahnelerin yazım aşamasında olaya dahil olan koordinatörler, ardından da bunlarda rol alacak her oyuncuyu sahneler hakkında detaylı bir şekilde bilgilendiriyorlar. Eğer oyuncuların çekmek istemediği sahneler olursa duruma müdahale edip herkese en uygun “koreografi”yi yaratmaya çalışıyorlar. Böylelikle çekimden önce sette bulunan herkes tüm hamlelerden haberdar oluyor ve herhangi aykırı bir harekete tepki gösterebiliyor.

Hollywood’un bu konudaki tarihi oldukça karanlık dedik ama yakın geçmişte bile ne kadar çok kadının istismara uğradığını Me Too hareketinin çıkış noktası olan Harvey Weinstein ve Noel Clarke davalarından bile görebiliriz. Ve maalesef hâlâ istismar haberleri okuyup, kahrolmaya devam ediyoruz; 2007-2013 yılları arasında yayınlanan Skins dizisinin oyuncuları çekimlerde maruz kaldıkları tacizleri geçtiğimiz ay anlatılar. April Lewis, kendisinin ve diğer genç kadın oyuncuların çekimden önce bikinilerle sıraya girdiklerini ve eğer “yeteri kadar iyi görünüyorlarsa” çekime başladıklarını söyledi. Bir diğer başrol April Pearson ise o zamanlar genç ve tecrübesiz olmalarından faydalanıldığını ve sette kendilerine bu konuda yardımcı olan, yol gösterebilecek kimsenin olmadığından bahsetti.

Geçtiğimiz hafta The Hollywood Reporter’ın yuvarlak masa toplantılarından birine katılan, The Girls dizisinin yaratıcısı ve başrol oyuncusu Lena Dunham da Pearson ile aynı konulardan yakınıyor. Dunham, sevişme sahnelerinin en iyi ihtimalle utanç ya da endişe verici olduğunu en kötü ihtimalle de rahatsız ve de travmatize edici olduğunu söylüyor. The Girls dizisinin çekimlerinde hem kendisinin hem de birçok genç oyuncunun sevişme sahneleri hakkında birçok sorusu olduğunu ama sette sorularını soracak kimsenin olmadığından bahsetti. Artık bu konuda Miriam Lucia’dan yardım alan Dunham, cinsellik koordinatörünün işinin herhangi bir yakınlık sahnesini “daha seksi göstermek” değil setteki herkesi güvende hissettirmek olduğunu da ekliyor tabii.

Daha önce Normal People ile birlikte bahsettiğimiz Ita O’Brien ise bu mesleğin öncülerinden diyebileceğimiz bir isim. O’Brien aslında cinsellik koordinatörü olarak tanımlanan mesleği yapmaya başlamadan önce de setlerdeki işleyişten haberdarmış. Oyunculuk, yönetmenlik ve dansçılık gibi türlü yetenekleri var kendisinin. O’Brien, sevişme sahnelerinin hikaye üzerinde önemli bir etkisi olan Normal People dizisiyle gündeme gelse de Sex Education, Gentleman Jack, Watchmen gibi yapımlarda da cinsellik koordinatörlüğü görevini üstlenmiş. Normal People dizisini ardından verdiği röportajlarında da fark edebileceğiniz üzere, böyle bir çalışanın bu zamana kadar setlerde bulunmuyor olması sektör adına büyük bir eksiklik gerçekten.

O’Brien son olarak, Michaela Coel’in yaratıcısı olduğu ve geçtiğimiz yılın en çarpıcı işlerinden biri olan I May Destroy You’da da bu görevi üstlendi. Ve kendisi, Cole’ın damga vurduğu 2021 Bafta televizyon ödüllerinde ilk teşekkür ettiği kişiler arasında bulunuyordu. Cole, bu set çalışanlarına ”Sektörümüzdeki varlığınız, alanı güvenli hale getirdiğiniz, fiziksel, duygusal ve profesyonel sınırlar yarattığınız için teşekkür ederiz. Böylece, bu süreçte sömürülmeden veya istismar edilmeden sömürü, gücün kötüye kullanılması gibi konuları da ekranlara taşıyabiliyoruz” diyerek teşekkür etmişti. Bir cinsellik koordinatörü olmadan da çekim yapmanın ne demek olduğunu bildiğini söyleyen Cole, onlarsız çalışmayı “huzursuz ve de utanç verici bir his” olarak tanımladı. Aslında tüm “yakınlık” içeren yapımlarda (yani neredeyse her yapımda) var olması gereken bu kişilerin rolü, elbette I May Destroy You gibi birçok cinsel istismar sahnesi içeren işlerde çok daha artıyor ve bir zorunluluk haline geliyor.

Cole’ın Bafta konuşmasının ardından, Time’s Up’ın İngiltere başkanı Dame Heather Rabbatts da bir açıklama yaptı; “Son zamanlarda taciz, tecavüz ve zorbalıkla verdiğimiz mücadeleyi daha etkili hale getirmeye çalışıyoruz. Bunun için de Fieldfisher hukuk firmasıyla birlikte çalışarak mağdurların şikayetlerine daha hızlı yanıt vermeyi ve onları güvende tutmayı amaçlıyoruz.” Ve daha sonra da, yine settekilerin güvenliğiyle doğrudan ilişkili olan cinsellik koordinatörlüğünün İngiltere’deki setlerde ve de tiyatrolarda zorunlu hale getirilmesi gerektiğiyle ilgili bir çağrıda bulundu. Time’s Up’ın, tüm setlerde geçerli olacak yeni bir plan hazırladıklarını ve bu planı endüstri ortaklarıyla daha ayrıntılı bir şekilde tartışarak hayata geçirmeyi planladıklarını duyurdu. Yukarıda bahsettiğimiz örneklerden de gördüğünüz üzere bu adım oldukça yerinde ve de gerekli elbette. Biz de, bu emsal girişimin darısı tüm dünyanın başına diyerek yazımızın sonuna geliyoruz.

Dadanizm sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin