Değişik bir psikoloji, bir felsefe astroloji: İnanmanın amansız hafifliği

Astroloji yüzyıllardır insanlığın sohbetten hayat kararlarına dostu olmuş ve daimi kavgalara yol açan bir konu. Kimisi diyor ki ‘‘uzay bilimi’’ kimisi içinse sadece bir hurafe ya da evrenin tüm enerjileriyle dolan gücünü okuyabilmek için teknikler silsilesi. Peki nasıl oluyor da bu kadar popüler kalabiliyor astroloji? Bu yazıda size astrolojiyi kanıtlayacak veya yalanlayacak değiliz. Çünkü belli ki astroloji biraz teselli biraz umut barındırıyor içinde. Gazetelerdeki astroloji köşelerindeki yorumları okuyarak başlayan serüven, anında tüm doğum haritasını çıkaran internet siteleri ve anlık bildirim yollayan, hatta arkadaşların da eklenebildiği özel uygulamalarla büyüyerek devam ediyor. Bazılarımız için sadece arkadaş ortamında sohbet olan bu fenomen modern hayatlarımızda nasıl izler bırakıyor? Hep birlikte astrolojiye ve geleceği görmeye olan tutkumuza, peşimizi bırakmayan uygulamalara ve “bilim” olmayanın cinsiyetleştirilmiş normlarına dadanıyoruz.

Kimsesiz serseri: Astroloji

Astroloji insanlığın uzay gözlemi yapmaya başladığından beri hayatında. Başta astronomiyle birlikte bir bilim olarak karşılanmasıyla insanlığın anlam arayışı ve geleceği tahmin etme ihtiyacına destek olmuş. Yıldız ve gezegenlerin dikkatlice gözlemlenip kaydedilmesiyle insan davranışlarını bir sebep ve sonuç ilişkisiyle bağlamlandırmak için kullanılmış. Bunun tekabülünde 17. yüzyıla kadar astroloji Avrupa ve Asya’da akademik bir bilim olarak biliniyormuş. 16. yüzyıl ortası ve 17. yüzyıl başları İngiltere’de I. Elizabeth’in tahtta olduğu bu dönem, Hıristiyanlığın bir segmenti olan Protestanlığın da yükselişte olduğu zamanlara denk geliyor. Bu dönemde Astroloji özellikle materyal olan her şeyi bir kenara atan ve tanrıyla bireysel iletişim kurduran Protestan etiğe karşı çıkan bir pratik olarak görülerek şeytanlaştırılıyor. Çünkü her şeyin yıldızların ve gezegenlerin konumuyla bir nevi kaderleştirildiği astrolojinin, insanların iradesine yer bırakmadığı iddia ediliyordu. Fakat bununla birlikte, Orta çağ İngiltere’sinde matbaa devrimiyle birlikte astrolojik bilgilerin paylaşıldığı almanaklar sadece astroloji değil birçok açıdan önemli bilgilerin de beraberinde barındırıldığı bir kaynak haline geldi. Medikal notlardan, ayın evrelerine kadar çok geniş bilgiler içermekle birlikte, toplumsal normların da pekiştirildiği bir platform olarak kullanılıyordu.

Reading Sign GIF by Sanctuary - Find & Share on GIPHY

Modern hayatlara modern çareler

Zamanda biraz daha ileriye gidecek olursak Alman filozof ve sosyolog Adorno, 1950’lerde Los Angeles Times gazetesinin horoskop sayfasının geniş bir analizini yapıyor. Bu yıldız falı sayfasına fazlasıyla eleştirel bir şekilde bakan Adorno aynı zamanda bu tarz günlük yorumların ciddiyetten tamamıyla uzak olduğunu savunuyor. Bu nedenle astrolojiyi mantıksız bir inanç olarak nitelendirerek kitabını astrolojiyi yalanlamak üzerine kuruyor. Fakat yine de Adorno’nun haklı yönleri de var. Adorno, astrolojinin bu yeterince “ciddi” olmayan yönü, kaderi oyunlaştırması ve insanlara gönül rahatlığıyla kararlarının arkasında durma özgürlüğü vermesiyle bir esneklik yarattığından bahsediyor. Astroloji de işte tam ruhumuzu okşayan aralıklardan süzülerek her şeyin mümkün olduğu bir diyar yaratıyor dünyamızda. Bilim ve bilim olmayanın, kader ve kader olmayanın arasında, her şeyin meşrulaştırılabileceği ya da gayrimeşrulaştırılabileceği bir ortam yaratıyor astroloji. Astroloji aynı zamanda bireysel doğası gereği 2000’lerle birlikte çiçek açan New Age akımının da bir nevi bir parçası haline geliyor. New Age, tamamen bireysel spiritüelliğin yanında internet kültürüyle gelişen dünyadaki birçok kültürel gelenek ve inançtan beslenen alternatif bir ruhsal hareket. Yani aslında kendine iyi gelen her şeyi benimsediğimiz kişisel bir akım. İnternet, New Age akımının bu şekilde sırtı haline gelirken astrolojinin de internet aracılığıyla birçok kişinin hayatına girmesine aracı oluyor. Erik Davis’in de kitabında bahsettiği gibi, İnternet bu şekillerde hayal gücümüze yeni spiritüel olanaklar yüklüyor. Kararsızlıklara derman bulan, tarihlere ve güne anlam katarken simyanın kimya ve büyü olarak ayrılması gibi astronominin de astrolojiden boşanması bizi yine o say say bitmez ikiliklere götürüyor. Astroloji ve astronomi, simya ve kimya, mantıklı ve deli, kadın ve erkek… Alternatif inanç sistemlerinin göbeğine oturan astroloji karşımıza oldukça ikilemli bir yerden çıkıyor aslında. İnanmanın aptalca sayıldığı bir yerde insanın anlam arayışını, inanç kavramını bir celsede siliverebiliyoruz. Çünkü enstitüleşmiş heteronormatif yapıların karşısında ve ardında çok daha dağınık ve yerleşkesiz bir inanç olarak kalıyor. E tabii ki bu aynı şekillerde dağınık ve yayılmış neoliberal ekonomi ve internetin doğal yapısıyla birebir uyuşarak post-modern hayatlarımıza rahatlıkla uyum sağlayabiliyor. Co-Star, Pattern ve ara sıra karşımıza çıkan TikTok’larla zihnimizde minik bildirimlerle bize selam çakıyor, bildirimlerden gördüğümüz cümleler bazen tesadüflere kapı açıyor. Hayata ironik bir tuz atıyor. Ulaşılabilir yapısı, oyuncu ve yarı-inançsı tavrıyla inanmak inanmamak da sırtımıza pek bir yük bırakmıyor.

Her yerden çıkan bir pandemi muhabbeti

Washington Post’un haberinin paylaştığı Allied Market Research’ün araştırmasına göre astroloji sektörü küresel olarak 2021’de 12,8 milyon dolara ulaştı. 2031’de ise bunun 22,8 milyar dolara kadar yükselmesi bekleniyormuş. BBC’de yayınlanan bir makaleye göre COVID-19 salgınıyla birlikte ciddi bir ivme kazanıyor halihazırda hep trend olan astroloji. Habere konuşan astrolog Charm Torres ona başvuran kişilerin kimisinin sadece sıkılmış olduğunu kimisinin de bir yakınını kaybedip teselli aradığından bahsediyor. Kendisi bu durumu insanların duran hayatlarının ardından kendi içlerine dönüşleriyle anlamlandırıyor. İnternetle kolayca erişilebilen ve dünyanın kontrol edilemezliğinden şoke olmuş hayatların yıldızlar ve gezegenlerle bir oluşu. Yani bir nevi temastan ayrışan bedenlerimizin aynı gökyüzüne aynı yıldızlara bakan gözlerimizle tekrar birlikte oluşu. İnsanların pandemiyle ve dünyanın sonunun gelmesinin yakın olduğu konusundaki teorilerle eksilmiş olan hayatta kurduğu anlamsa gitgide büyüyen astroloji sektörüyle geri çevrilebilir mi? Sonuçta astroloji özünde tamamıyla bireysel bir ilişki, ama herkesi yıldızlarla ve burçların yansıttığı karakter özellikleriyle de bir nevi bir araya getiriyor. Mesela tüm akreplerin kendi devletlerini kurduklarını düşünsenize! Muhtemelen kimse böyle diyarlar kurmak istemezdi. Yine Washington Post’taki makaleye göre astroloji kişilere tamamen katı kuralları olan ve sonuçları net olan bir pratik olarak görünmüyor. Önemli olan bilginin kişiye iyi gelmesi ve benimsenmesi. Fakat tabii ki bu bir daha ikizler burcuyla bir daha sevgili olmak istememek için yeterli bir sebep de olabilir.

Okuma önerisi – Buradan sonra nereye?: Anlam krizi ve CoreCore akımı