Olağanın dışında olağanüstü bir zeka: David Lynch ve ona söylemek istediklerimiz

Dadanizm newsletter duyuru (600 x 600 px)

David Lynch’i anlatmak da anlamak da zor. Yalan söylemeyeceğiz. Onu anlamak için filmlerini izlemek yeterli olmayacaktır. Bir yönetmen ama ressam; bir müzisyen fakat YouTuber da. Eraserhead, Mulholland Drive, Blue Velvet ve Twin Peaks’in yaratıcısı terse akan bir nehir gibi. Düşünceleri çarpık çurpuk, yamuk yumuk. Köşeleri delip geçiyor. Naomi Watts, Laura Dern ve Kyle MacLachlan’ı keşfetmemizin de sebebi. Normalliğin kenarında, en ucunda, muazzam saçları ve kahvesiyle bize bakıyor.

Okuma önerisi – Seninle her şeye varım ben: David Lynch ve Art Life

Bir ölüm haberini duymak için en iyi saat nedir? Çok karmaşık, ileri seviye delilik gerektiren bir cevap. Bu sorunun cevabını verebilecek bir film çektiğini hayal edebiliyorum David Lynch’in: Karanlık bir şehrin, cinayet işlendiğine emin olduğum dar sokaklarındaki bir evde beyaz renkli bir telefon defalarca çalıyor. Karanlığa rağmen sıcak bir gece. Telefonu açan yok. Nereden geldiğini bilmediğim bir rüzgar gövdemi sıyırıyor.

Ben David Lynch’in öldüğünü gecenin geç saatlerinde bir iş yemeğinde öğrendim. Kalabalık ve karanlık bir mekanda. Görüneni deşen, görünmeyenin arkasını araştırmaktan asla geri durmayan tavrına hayran olmamak çok zor. David Lynch’in hep mutlu bir insan olduğunu düşünmüşümdür mesela. Biraz deli, bu dünya için fazla zeki. Öylesine kendine has ve varoluşundan mutlu bir insan. Sinemada işlediği kara konuları incelikli bir mizahla örten, fantastik evrenlerin sınırlarında dolanan bir dahi David Lynch. Karakterleri daima esrarengiz. Bugün hava açıktı ve David Lynch hayatta yoktu. Üstelik tam da onun sevdiği havalar esiyor şimdi. YouTube’daki hava durumu raporlarında söylediği gibi mavi bir gökyüzü, güneş altın renginde parlıyor. David Lynch’in gerçeklik algısının bizimkinden farklı olduğuna inanmamak için bir sebep yok. Var olan gerçekliği bükerek içinden geçerken paralel gerçekliklerde sürreal rüyalar gören bir adam o. Oldukça mutlu bir çocukluk geçirmesi mi sırrı? Ben mutsuz insanlar karanlık film çeker sanıyordum. Fakat her şeyde olduğu gibi bu konuda da gelenekselin dışında David Lynch.

Fikirleri yakalamayı bilmelisin

Mulholland Drive’ı ilk izlediğimde kapıldığım dehşeti unutamıyorum. Küçük bir çocuk olmamın etkisi büyük ancak bambaşka seyircilere de oturduğu koltuğun gerçekliğini sorgulattığını biliyorum. Çok sayıda kişide aynı etkiyi bıraktığını bilmenin samimiyetini bu yazı boyunca yanımda taşıyacağım. Mulholland Drive, bir korku sineması örneği mi olmalı? Yoksa yönetmen ölümün soğuk ve can sıkıcı yönünü mü metaforlaştırıyor? Gülmeli miyim? Romantizmin erotik doğasına mı kapılmalıyım? Bir David Lynch filmini kategorileştirmenin yanlış bir davranış olduğunu iddia edeceğim. Zira sinemasını, literatüre geçen herhangi bir iletişim kuramı ya da film teorisiyle açıklamak ona haksızlık olacakmış gibi geliyor. Televizyon anlatılarını hiçe sayan Twin Peaks’i düşündükçe de kelimelerim kayboluyor. Söyleyecek kelimelerimin olmadığını bilmek ona komik gelirdi sanırım. Bana ‘‘Janset, bir balık tutuyormuşsun gibi düşün. Ya da dışarı çık. Gez. Bir bak etrafa. Oturma. Fikirler öylece oluşmaz. Onları yakalamayı bilmelisin. Onları aramalısın.’’ dediğini duyabiliyorum. İşte sana söylemek istediğim birkaç fikir David.

Eraserhead; tuhaf, grotesk karakterlerle dolu rüya gibi bir film. Anlamını bulmak Google’da arattığım o saçma sapan rüyalardan birine benziyor. İç gıdıklayan bir görsel seyir, herhangi bir sanat formuna dahil olabilecek bir filmden ziyade gerçeküstü bir deneyim. David Lynch’in düşünceleri anlaşılmaz, sorgulanabilir gerçeklere açık. Gerçeküstücülüğün en iyi örneklerini vermesi belki tam olarak bu sebepten.

Okuma önerisi – O sevdiğin sakız tekrar moda olacak: 30. yılında Twin Peaks neden hâlâ güncel?

Twin Peaks’in televizyonu dönüştüren estetik yönü David Lynch’in mistik dünyasını anlamak için birebir. Bir cinayetin gizemini çözmek değil meselesi. İyi ve kötünün savaşı da değil sadece. Avangard gariplikler hikayesi diyelim. İhtişamlı bir kaos, karmaşık ve derin hisler, karanlık ve anlaşılması güç olay örüntüleri oluşturuyor Twin Peaks’i. Biraz da zaten David Lynch’in filmlerinin özeti bu. Her biri ve hepsi, referansları ve karakterlerinin yadsınamaz kendilikleriyle çok sonraları Breaking Bad, True Detective gibi dizilere de ilham oluyor. Görsel sanatlar okumasında bunun payı var elbette. David Lynch, gerçek bir kreatif ve beyninin çalışan tüm noktalarını sanata döken biri. Öyleydi ve seyircileri olarak bunu deneyimlemek nasıl bir ayrıcalık… (Gerçek bir sinefil gibi konuşmadıysam, ne diyorum ben?)

Gündeliğin olağanlığı içinde

Müziğin bir sihir olduğuna inanan David Lynch’in müzisyen yönü en az sineması kadar sıra dışı ve kaliteli entelektüelliğinin yansıması. Bu argümanı kanıtlarcasına tekno, elektro pop, blues, rock gibi çok sayıda müzik türüne el uzatıp deney yapmaktan kaçınmaması, renkli dünyaları kenara iten siyah sevdası ve resimlerinde kullandığı keskin temaları David Lynch’e bıkıp usanmadan hayran olmamızın nedenlerinden. YouTube kanalında yayımladığı hava durum raporlarını keşfetmemiş seyirciler adına ne kadar üzgün olduğumu bir kez daha hatırlatmak isterim. 2020’de başladığı video serisinde, her gün Los Angeles’taki hava durumu hakkında bilgi veren David Lynch, bir yönetmenden beklenmeyecek kadar gündeliğin olağanlığı içinde.

Beklemediğimiz anda, beklemediğimiz bir günde

Kalıplara sığmıyor dedim ya, illa bir delilik peşinde. Delilik dediğime bakmayın. David Lynch, bir gün Laura Dern’ün, Inland Empire filmindeki performansının Oscar’ı hak ettiğini düşünüyor. Bilirsiniz, Oscar töreni yaklaşırken oyuncuların ödül kazanması için birtakım halkla ilişkiler kampanyaları yürütülüyor. David Lynch ise yanında bir inek ve üzerinde Laura Dern’ün fotoğrafıyla birlikte “değerlendirmeniz dileğiyle” yazan bir pankartı alarak Hollywood’un en işlek caddelerinden birine çıkıyor. Bir tür delilik ancak zekasının dayanılmaz gücü olarak tanımlamak da mümkün. Birkaç akşam önce, soğuk ve tıpkı filmleri kadar garip bir olayla, ölümle, karşılaşmasını beklemiyordum. Ölüm beklemediğimiz anda, çok sevdiğimiz insanlarla aramıza bir duvar örüyor. Ancak ahşap işçiliği yaparken çektiği videolar, o duvarı inceltiyor. David Lynch’in sineması tek başına bir bütün değil çünkü David Lynch yalnızca filmlerinden ibaret değil. Bir oyuncu, ressam, müzisyen, marangoz, barista, YouTuber ve hava durumu muhabiri. Sadeliğin içinde, zeki, eğlenceli, deli bir insan. Mutlu. Mutluluğunu gittiği yere taşıdığına da şüphe yok.

Dadanizm sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin