Miley Cyrus cephesinde neler oluyor?: Kalp atışlarımızı hızlandıran kıpkırmızı baslar

Dadanizm newsletter duyuru (600 x 600 px)

2026 yazı pop müzik anlamında bize beklediklerimizi ziyadesiyle verdi diyebilir miyiz acaba? Charli xcx Music, Fashion, Film albümüyle brat yazını üzerinden silkeleme girişirken Madonna da yüzünü geçmişe dönüp yine yeniden dans pistinden itiraflara girişti. Olivia Rodrigo prensesimiz de usul usul kalp kırıklıklarını açtı arada bize. Yaz bitti, artık biraz sakinleşiyoruz derken Miley Cyrus cephesinden haberler peş peşe geldi. Bir kere Miley Cyrus değil, Miley diyeceksiniz! Önce sosyal medya hesaplarından “Cyrus” soyadını sessiz sedasız kaldırdı, profilini kırmızıya boyadı ve geriye yalnızca MILEY bıraktı. Ardından asıl haber geldi: 10. stüdyo albümü Bass Persuades, 18 Eylül’de yayımlanıyor.

Üstelik Miley’nin elindeki haberler bununla da sınırlı değil. Yeni plak şirketi, yeni bir görsel dünya, uzun zamandır yapmadığı türden iki konser ve aşkın epey sakin bir versiyonundan beslendiğini söylediği yeni şarkılar… Kısacası Miley cephesinde hareket var, bizim de kalp atışlarımız biraz hızlandı. Peki son birkaç ayda ne oldu da kendimizi bir anda yepyeni bir Miley döneminin eşiğinde bulduk?

Önce Cyrus gitti

Yeni döneme dair ilk sinyaller 31 Ağustos’ta geldi. Miley Cyrus, sosyal medya hesaplarındaki adını MILEY olarak değiştirdi; Instagram kullanıcı adı da @miley oldu. Paylaştığı yeni fotoğrafta Saint Laurent imzalı dev siyah kürkü, kırmızı ışığın altındaki görüntüsü ve tek kelimelik “MILEY” açıklamasıyla bunun sıradan bir profil güncellemesi olmadığı zaten belliydi.

Bir gün sonra da şüphelerimiz(!) doğrulandı. Bundan böyle profesyonel olarak yalnızca Miley adını kullanacak olan sanatçı, yeni albümü Bass Persuades’ı duyurdu. Cher, Madonna ve Beyoncé’nin tek isimli pop star kulübünün kapısından içeri giren Miley için bu küçük görünen hamlenin kariyerinde oldukça sembolik bir karşılığı var: Çocukluğundan beri taşıdığı, babası Billy Ray Cyrus ve elbette Hannah Montana yıllarıyla da ayrılmaz biçimde iç içe geçmiş olan “Cyrus” artık sahne adının bir parçası değil. Yeni dönem belli ki daha albümün ilk notasını duymadan başlamış durumda.

Daha ilginci, 2025 Mayıs’ında yayınladığı Something Beautiful’ın üzerinden henüz bir buçuk yıl bile geçmedi. Miley o albümün ardından pek ortadan kaybolmuş da sayılmaz üstelik: Albümün Deluxe versiyonua David Byrne, Lindsey Buckingham ve Mick Fleetwood gibi isimleri dahil etti, Avatar: Fire and Ash için “Dream As One”ı kaydetti, ardından Hannah Montana’nın 20. yılına özel artık ikonikleşen o karakterine geri döndü. Şimdi ise bütün bunların hemen ardından yeni bir albüm geliyor.

Albümün adı konusunda da Miley biraz açıklama yapar gibi oldu ama asıl ipuçlarını müziğin kendisinde aramamız gerektiğini söylüyor. Müziğin bazen bizi ele geçiren, dans ettiren, içimizdekileri dışarı çıkarıp devam etmemizi sağlayan gücünden söz ediyor; Bass Persuades ismini de hayatın hem güçlü hem kırılgan, hem tatlı hem acı taraflarını aynı anda taşıyan bu halle ilişkilendiriyor.

Şimdilik elimizde albümden yayımlanmış bir single yok. Fakat duyuruyla birlikte gelen kısa videoda elektro gitarıyla karşımıza çıkan Miley’nin arkasında basların ve synth’lerin öne çıktığı, dans pistine göz kırpan karanlık bir sound duyuluyor. Yani Something Beautiful’ın gösterişli art-rock dünyasının ardından bizi nereye götüreceği hâlâ tam belli değil. Zaten eğlenceli kısmı da biraz burada.

Aslında bize her şeyi Temmuz’da söylemiş

Geriye dönüp baktığımızda sürprizin ipuçları bir süredir ortadaymış. Miley, Temmuz sonunda konuk editörlüğünü yaptığı Wonderland sayısında Daryl Hannah’yla konuşurken yeni albümünü açık açık bir aşk hikayesi olarak tanımlamıştı.

Ama buradaki aşk, büyük ayrılıklar ve dramatik hesaplaşmalar üzerine kurulu klasik Miley anlatısından biraz farklı. Son üç albümüne yayılan daha huzurlu bir sevgi halinden söz ediyor; bunun bir tarafında nişanlısı Maxx Morando’yla ilişkisi, diğer tarafında ise kendisiyle kurduğu yeni bağ var. Miley’ye göre insanın kendisiyle ilişkisi değişince çevresindeki bütün ilişkiler de onunla beraber dönüşüyor.

Belki yeni albümle ilgili en merak uyandırıcı değişimlerden biri de tam burada. Plastic Hearts’ın öfkesi, Endless Summer Vacation’ın kendi ayakları üzerinde durma hali ve Something Beautiful’ın yeniden doğuş fikrinden sonra sırada, mutluluğun illa büyük bir patlamayla gelmediği bir Miley olabilir.

Üstelik albümün yaratım süreci de önceki işlerinden farklı ilerlemiş: Miley bu kez daha en başında kaç şarkı istediğini, albümün kabaca nasıl duyulacağını ve görsel dünyasının hangi renge yaslanacağını biliyormuş. O renk elbette son birkaç gündür sosyal medya hesaplarını ele geçiren kırmızı.

Şarkı isimleri de aşk teorisini destekliyor

Açıklanan şarkı listesi de bu hikâyeyi biraz daha görünür kılıyor. Albümde “Different Religion”, “Let’s Get Married”, “Orbit”, “Aftermath”, “REDLIGHTS”, “Neon Signs”, “Innocent Ways” ve “Snow” gibi isimler var. “Different Religion”da New Yorklu post-punk grubu Model/Actriz, “Neon Signs”da ise Miike Snow’dan Andrew Wyatt Miley’ye eşlik ediyor.

Özellikle “Let’s Get Married” başlığının, geçtiğimiz aylarda Maxx Morando’yla nişanlanan Miley’den gelmesi küçük çaplı bir kaş kaldırma sebebi elbette. Ama Miley’nin albümü “tek boyutlu olmayan” bir aşk hiaâyesi olarak tarif ettiğini düşünürsek, şarkı adlarından otobiyografik sonuçlara koşmak için biraz erken. 18 Eylül’de dedektiflik yapacak bolca vaktimiz olacak.

Bir yandan da geçmişiyle arasını düzeltti

Bütün bunların öncesinde 2026, Miley için geçmişine dönüp baktığı bir yıl olmuştu. Hannah Montana, geçtiğimiz Mart ayında ekranlardaki 20. yılını kutladı ve Miley yıllarca mesafeli, zaman zaman da oldukça karmaşık bir ilişki kurduğu alter egosunu bu kez bambaşka bir yerden karşıladı. (Wrecking Ball’lu Bangerz ile Hannah Montana’yı üzerinden yırtıp atmaya çalıştığı o dönemleri hatırlayın…)

Disney+’ta yayımlanan 20. yıl özel programında Hannah Montana yıllarını yeniden ziyaret etti; o dönemin hayatına ve kariyerine etkisini konuştu, üstüne “Younger You” adlı yeni bir şarkı yayımladı.

Belki “Cyrus”ı bırakmasını da tam bu yüzden geçmişini reddeden bir hamle olarak okumamak gerek. Tam tersine, son birkaç yıldır Miley’nin kariyerinde geçmişteki farklı versiyonlarını birbiriyle barıştırdığı bir dönem var. Hannah’yı sahiplenebiliyor, country köklerine dönebiliyor, rock yıldızı olabiliyor, “Flowers”la devasa bir pop hiti çıkarabiliyor ve sonra bütün bunların ardından bir anda MILEY olabiliyor. Soyadını atmak, geçmişi silmekten çok artık bütün bu dönemleri açıklamak için bir soyadına ihtiyaç duymadığını söylemenin yolu gibi.

Sahnede de yeni bir dönem başlıyor (mu?)

Albüm yayınlandıktan tam bir ay sonra konserlere de girişecek Miley: 16 ve 18 Ekim’de Los Angeles’taki Hollywood Bowl’da iki özel konser verecek. Üstelik yıllardır turne konusunda oldukça temkinli davranan biri için bu iki tarih hiç de küçük bir haber değil.

Miley genellikle klasik albüm-turne döngüsünden uzaklaşmayı tercih ediyor. Şimdilik bir Bass Persuades turnesi de açıklanmış değil. Dolayısıyla Hollywood Bowl tarihlerini “Miley yeniden dünya turnesine çıkıyor” diye yorumlamak için erken; ama uzun bir aranın ardından böylesine büyük iki solo konserin gelmesi, sahneyle ilişkisinde de bir şeylerin değiştiğini düşündürüyor bize.

Bir de küçük ama güzel detay: Miley, Hollywood Bowl’u yıllardır sevdiği sanatçıları izlediği yerlerden biri olarak anlatıyor ama bugüne dek orada sahne almamış. Yani bu kez seyirciler arasındaki yerini bırakıp sahneye çıkacak.

Peki şimdi hangi Miley geliyor?

Bunu kestirmek Miley söz konusu olduğunda zaten hiçbir zaman pek kolay olmadı.

Son birkaç yılı düşünün: “Flowers”la kariyerinin en büyük hitlerinden birini çıkardı, ilk Grammy’lerini aldı; Something Beautiful ile daha ‘sanatsal’ bir albüm fikrine daldı; Hannah Montana ile 20 yıl sonra yeniden buluştu; Columbia’dan ayrılıp Atlantic’e geçti. Şimdi de soyadını bırakıp kırmızı ışıkların altında Bass Persuades dönemini açıyor.

Miley bir kez daha kendini baştan yaratıyor gibi. Bu kez değişim, eskisini yakıp yerine yenisini koymaktan ziyade hepsini aynı kişide toplamak gibi. Ya da biz artık ‘yaş aldığımız’ için böyle okuyoruz.

Neyse göreceğiz birlikte; 18 Eylül’e zaten kaç gün kaldı?

Dadanizm sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin