Dijital platformların keşfedilmemiş hazineleri

Dadanizm newsletter duyuru (600 x 600 px)

Dijital platformların düzenli olarak karşımıza çıkardığı ”star” yapımların gölgesinde kalmış, kendilerine ait mütevazı birer ”kitle” yaratmış olsalar da ”kitleleri” peşine takmamış olan yapımları takdimimizdir. Ve bu da bizce bir tür amme hizmetidir… Şaka bir yana, seyir listemizi baştan sona tamamladığımız hatta eski dizileri yine yeniden döndürdüğümüz şu günlerde, bir tür kurtarıcı gözüyle baktığımız dijital platformların kataloglarını inceliyor ve daha fazla ilgiyi hak ettiğini düşündüğümüz ”keşfedilmemiş hazineleri” bir de sizin için derliyoruz. İçine dalınacak daha onlarca hikaye var çünkü…

Upload – Amazon Prime

Amazon Prime’ın oldukça beğenilen ve de merakla beklenen bilim kurgu denemelerinden biri Upload. İnsanların öldükten sonra ”gerçekten” ölmediği, sanal bir programa “yüklenerek” hayatla bağlantılarını sürdürebildikleri kurgusal bir gelecek zamanda geçiyor dizimiz. Hiç beklemediği bir anda, kariyerinde büyük bir adım atmak üzereyken hayata veda eden Nathan’ın trajikomik hikayesini anlatıyor. Nathan, uzatmalı sevgilisi Ingrid tarafından en pahalı programlardan birine yükleniyor ve de orada yaşmaya devam ediyor. Bu programda tanıştığı rehber meleği Nora’ya aşık olan Nathan, konforlu bir “öbür dünya” ile gerçek aşk arasında seçim yapmak arasında kalıyor. Bu zor tercihle cebelleşirken bir yandan da kendi ölümü araştıran Nathan’ın tuhaf ama eğlenceli sanal hayatına konuk oluyoruz biz de. İlk sezonunda 10 bölüm bulunuyor, ikinci sezonu ise yolda. Güldüren, akıcı bir bilim kurgu arayanlara şiddetle tavsiye edilir.

Crashing – Netflix

Çoğu Fleabag hayranının bile gözünden kaçmış olabilecek bir yapım Crashing. Phoebe Waller-Bridge’in Fleabag’den önce yazdığı bir tiyatro oyununun, yine başrolünü kendisinin üstelendiği bir uyarlaması bu İngiliz komedisi. Terk edilmiş bir hastane binasında yaşayan bir grup insanın absürt hayatını anlatıyor temelde. Phoebe’yi, burada nişanlısıyla birlikte yaşayan Anthony’nin çocukluk “arkadaşı” Lulu rolünde izliyoruz. Lulu, Anthony’nin hayatına bodoslama bir giriş yapıyor ve Anthony’nin yolunda gidiyormuş gibi görünen ilişkisini bir güzel sarsıyor. Dizinin başrolündeki bu garip ikili; Melody, Colin ve Will gibi renkli karakterlerle beraber hikayenin merkezine yerleşiyor diyebiliriz. Tıpkı Fleabag gibi, tadı damağımızda kalan, 20 dakikalık bölümlerini peş peşe izleten sürükleyici bir mini dizi. Netflix’in, hâlâ garip bir şekilde keşfedilmemiş hazineleri arasında olan eğlenceli bir Phoebe Waller-Bridge eseri.

Modern Love – Amazon Prime

New York Times’ın aynı isimli köşesinde yayınlanan, gerçek hayat hikayelerinden uyarlanan Modern Love dizisi, her bölümünde tanıdık isimlerin başrolünde olduğu farklı bir aşk hikayesi anlatıyor. Bazen mutlu sonlarla içimizi ısıtırken bazen de mutsuz sonlarla boğazımızı düğümlüyor. Ama seyrettiğimiz aşk hikayelerinin samimi duygularını bize her zaman hissettiriyor diyebiliriz. 25-30 dakika arasında değişen bölüm süreleriyle izleyiciyi sıkmayan, umut veren, sıcacık ve de sevimli hikayeleri Anne Hathaway, Andrew Scott, Tina Fey, Olivia Cooke gibi aşina olduğumuz oyuncularla izlemek ise kesinlikle dizinin seyir zevkini artırıyor. Sekiz bölümlük ilk sezon çok sevilince ikinci sezon onayını da aldı kısa sürede. İkinci sezonun açıklanan kadrosunda da Kit Harrington, Dominique Fishback, Anna Paquin ve Gbenga Akinnagbe gibi isimlerin olduğu müjdesini de verelim bu vesileyle. Belki de umuda en çok ihtiyaç duyduğumuz bu esmer günlerde tutunacağımız sağlam bir dal, sığınacağımız bir liman Modern Love.

Feel Good – Netflix

Komedyen ve de yazar Mae Martin’in hem başrolü hem de senaristliğini üstlendiği, yarı biyografik bir dizi Feel Good. Kadrosunda Martin’e eşlik eden isimler ise Charlotte Ritchie, Lisa Kudrow, Sophie Thomson ve de Phil Burgers.

Hayatını yoluna koymaya çalışan eski bir bağımlı ve de komedyen olan Mae, gösterilerinin sıkı takipçisi George ile karmaşık bir ilişkiye başlıyor. Gerçek hayatta cinsel kimliğini non-binary olarak açıklayan Mae Martin’in aksine dizide canlandırdığı bu karakteri, henüz kendisini keşfetmeye devam eden kafası karışık bir kadın. George ise Mae ile tanışana kadar kendisini heteroseksüel olarak tanımlıyor. İlişkilerinin karmaşıklığının büyük bir kısmı buradan doğuyor yani. Aslında tatlı bir heyecanla ve de tutkuyla başlıyor ilişkileri. George’un, Mae’nin kapatmaya çalıştığı yaralarını deşmesiyle ve bahsettiğimiz durumlar sebebiyle ilişkilerini sürdürmekte zorlanıyor kuir çiftimiz. Tüm bu yaşananları, Martin’in eğlenceli kaleminden çıkan sürükleyici bir kurgu eşliğinde izliyoruz biz de. Bu arada Lisa Kudrow burada Mae’nin ciddi ve de acımasız gibi görünen annesi rolünde. Hatta Friends’den beridir yakın arkadaşlığını sürdürdüğü Jennifer Aniston, Kudrow’un canlandırdığı anne rolünü oldukça kaba ve itici bulduğunu ama Kudrow canlandırdığı için kendisini izlemekten çok keyif aldığını söylemiş. Aniston’a katılıyor ve de şu an ikinci sezonunun çekildiği bu sevimli ama cesur komediye bir şans vermenizi tavsiye ediyoruz.

Never Rarely Sometimes Always – Bein Connect

Geçtiğimiz sene yayınlanan Never Rarely Sometimes Always, Eliza Hittman’ın hem yazıp hem yönettiği üçüncü uzun metraj filmi. Autumn isimli, gündelik hayatında sıkça çevresindeki erkeklerin şiddetine/istismarına maruz kalan genç bir kadının, istenmeyen gebeliğini sonlandırma çabasını anlatıyor. Bu çabası sırasında kendisinin en büyük destekçisi ise aynı işyerinde birlikte çalıştığı ve aynı okula gittiği kuzeni Skylar oluyor. Hittman’ın izleyicileri esir alan gerçekçi anlatımına, Sydney Flanigan’ın ilk olmasına rağmen hiç de öyle hissettirmeyen oyunculuk deneyimi eşlik ediyor. Kendi halinde yaşayan güçlü bir genç kadının, dayatılan ataerkil kurallara/düzene sessiz sedasız baş kaldırışını, kürtaj kararını verdikten sonra önüne koyulan tüm engellerle verdiği mücadele üzerinden, olabildiğinde duru bir şekilde önümüze seriyor Hittman. Filmin dingin ama çarpıcı anlatımının pik yaptığı kısım ise filmin adını aldığı, klinikte Autumn’un cevaplarıyla birlikte ecel terleri döktüğümüz sahne oluyor diyebiliriz. Geçtiğimiz senenin en beğenilen ve de ödül döneminin göz ardı edilen yapımlarından biri olarak görülüyor Never Rarely Sometimes Always.

Stateless – Netflix

Cate Blanchett’ın hem yaratıcıları hem de oyuncuları arasında bulunduğu Stateless, yaşanmış trajik bir olaydan ilham alınarak uyarlanmış bir Avustralya dizisi. Cornelia Rau isimli, aslen Alman olan bir Avustralya vatandaşı, 2004 yılında “yanlışlıkla” 10 ay boyunca bir göçmen gözaltı merkezinde tutuluyor. 10 ayın sonunda ise, Rau’nun şizofreni ve de bipolar bozukluk teşhisleri ortaya çıkınca apar topar kamptan çıkartılıyor. Tabii bu olay ülkede büyük ses getiriyor ve de mülteci kamplarının koşullarının içler acısı hali gün yüzüne çıkıyor.

İşte Stateless da, Rau’nun hikayesinden esinlenerek yaratılan kurgusal karakter Sophie’yi anlatıyor. Dizi merkezine, Avustralya vatandaşı olmasına rağmen, yaşadığı travmalar sonucu göçmen kamplarında kalmayı gerçek hayatına dönmeyi tercih eden Sophie’yi alsa da, farklı göçmen hikayeleriyle de bize dokunmayı başarıyor. Hassas konulara sert bir gerçeklikle değinen bu dizinin başrollerinde ise Blanchett’ın yanı sıra Yvonne Strahovski, Dominic West, Jai Courtney, Fayssal Bazzi gibi isimler var. Netflix’te gözden kaçırmış olabileceğiniz çarpıcı yapımlar arasında yer alıyor Stateless.

Undone – Amazon Prime

Amazon Prime’ın her bölümünde rotoskop tekniğinin kullanıldığı ilk uzun metraj animasyon dizisi olan Undone’ın şu an yayınlamış tek sezonu var. İkinci sezon onayını da aldı ama yayın tarihi henüz belli değil. Undone’ın yaratıcıları, aynı zamanda BoJack Horseman’ın da yaratıcıları Raphale Bob-Waksberg, Kate Purdy olduğu için BoJack’e benzetiliyor çoğu kişi tarafından. Bir de başrolünde tıpkı Fleabag gibi “aykırı” bir genç kadın olduğu için Fleabag’le de benzerlik taşıdığını söyleyenler de var. Konusu ise şöyle; Alma adındaki genç bir kadın, ilişkisini, hayatını ve de geçmişini sorguladığı zamanlarda geçirdiği bir trafik kazası sonrası, zaman algısında birtakım tuhaflıklar yaşamaya başlıyor. Beklemediği anlarda geçmişten görüntüler (özellikle de genç yaşta kaybettiği babasını) görmeye başlayan Alma ile zihnimize oyunlar oynayan küçük bir gezintiye çıkıyoruz. Yaşamla ilgili gerçekçi ve de acımasız diyaloglarıyla, izlemeye alışık olmadığımız rotoskop tekniğiyle ve de ilgi çekici hikayesiyle bir çırpıda bitirebileceğiniz bir Amazon Prime dizisi Undone.

Secret City – Netflix

Bir bilim kurgu efsanesi olarak anabileceğimiz Fringe’deki Olivia Dunham karakteriyle hafızalarımıza kazınan bir isim Anna Torv. Kendisi Fringe’den sonra beklendiği gibi popüler yapımlarda değil, daha az popüler ama daha özgün yapımlarda yer almayı tercih etti. Secret City de işte bu yapımlardan biri. Siyaset dramalarının Amerika ya da İngiltere versiyonlarını görmeye alışmış ve de bu durumdan sıkılmış olanlar için bulunmaz bir nimet de diyebiliriz. Çünkü Secret City, Avustralya parlamentosuyla iç içe geçen politik bir suç dizisi. Anna Torv burada araştırmacı, cesur ve de inatçı bir gazeteci olan Harriet’i canlandırıyor. Harriet, ucunun “büyük” siyasetçilere uzandığı bir cinayet soruşturmasını kurcalamaya başlayınca hayatı da, kariyeri de tehlikeye giriyor. Biz de, Harriet ile birlikte, heyecanla bu soruşturmanın peşine düşüyoruz. Dizi, her biri altı bölümden oluşan iki sezona sahip. Her iki sezonda da Torv başrolde ama kovaladığı haber, dolayısıyla da etrafındaki siyasetçiler değiştiği için kendisine eşlik eden oyuncular değişiyor. Gizemli ve de bol ters köşeli bu diziyi Netflix’ten izleyebilirsiniz.

Mare of Easttown – Bein Connect

Yaptığı her işle peşine takıldığımız Kate Winslet’ı en son geçtiğimiz sene Saoirse Ronan ile başrolü paylaştıkları Ammonite isimli bir biyografik-dram filminde izlemiştik. Gerçek bir hikayeden uyarlanan bu filmde, bir fosil koleksiyoncusu ve de paleontolojist olan Mary Anning’i canlandırıyordu Winslet. Ve yakın zamanda verdiği bir röportajında “Mary Anning’den çok şey öğrendim ve oyunculuğumu geliştirmemi sağlayan en önemli rollerden biriydi” demişti. Gerçekten de öyle olduğunu yer aldığı HBO dizisi Mare of Easttown’da da görebiliyoruz.

Easttown isimli küçük bir kasabada yaşayan sert mizaçlı, oldukça zeki ve de tüm bu özelliklere rağmen “sıradan” olan bir dedektif Mare’e hayranlık duyusalı bir performansla hayat veriyor Winslet. Aslında bu saydığımız özellikler nedeniyle Mary Anning’e benzetebiliriz Mare’i. Neyse, kasabada önemli bir itibarı ve de saygınlığı olan Mare, birlikte yaşadığı geniş ailesine söz geçirmekte dışarıda olduğu kadar başarılı olamıyor maalesef. Bir gün kasabada yaşayan genç bir kadının cinayete kurban gitmesiyle, büyük bir soruşturma başlatılıyor. Soruşturmanın başında olan Mare’e yardım etmesi için ise kasabanın bağlı olduğu ilçeden Evan Peters’ın hayat verdiği genç dedektif Zabel görevlendiriliyor. Bu karardan başlarda hiç memnun olmayan Mare, sonradan ısındığı Zabel ile birlikte hummalı bir araştırmaya girişiyor. Toplam yedi bölüm şeklinde planlanan Mare of Easttown’ın, şu anda dört bölümü yayınlandığı için dizinin nereye bağlayacağını kestirebilmek zor. Ama yayınlanan bölümleri peş peşe izleyeceğinizi ve de son üç bölümünü bizim gibi merakla bekleyeceğinizi tahmin edebiliyoruz.

Russian Doll – Netflix

Bizim de sık sık övgüler dizdiğimiz isimlerden Amy Poehler, Lesyle Headland ve de Natasha Lyonne’ın ortak çalışmasıyla yaratılan, eğlenceli bir kara komedi Russian Doll. Groundhog Day’in öncülerinden olduğu “zaman döngüsüne sıkışıp kalma” temalı yapımlardan biri olan bu dizinin çıkış noktası bilindik olsa da anlatımı gayet özgün diyebiliriz. Birbirinden yetenekli üç zeki kadının kaleminden çıktığı için aksini pek beklemiyorduk zaten. 36. doğum gününün sonunda devamlı olarak birbirinden trajikomik şekillerde ölüp yeniden aynı partiye uyanan Nadia’nın hikayesini anlatıyor dizi. Bir vakit sonra kendisi gibi, farklı bir döngüye sıkışan Alan’la tanışıyor Nadia ve olaylar gelişiyor. Nispeten klişelerden uzak bir sonuca bağlanıyor ve de izleyicilerini tatmin etmiş bir şekilde son buluyor ilk sezon. Çalışmalarının başlandığı ikinci sezonunun temasında ise zaman yolculuğu olacağını biliyoruz sadece, detaylar belli değil. Güzel vakit geçirten, kısacık bölümleriyle sıkmadan son bulan, kara mizahın tonunun Natasha Lyonne ile katlandığı bir dizi Russian Doll.

Bonkis – BluTv

Senaristliğini ve de başrolünü bir röportajla da dadandığımız Deniz Tezuysal’ın üstlendiği Bonkis’in yönetmen koltuğunda ise Emre Erdoğdu oturuyor. Bonkis isimli kafesini işletmeye çalışan ama pek başarılı olamayan Deniz’in, eğlenceli ve de dramatik hikayesini anlatıyor bu mini dizi. Deniz Tezuysal’ın hayatından da izler taşıyan ve de ilk senaryo denemesi olan Bonkis’in merkezine genç bir kadını alsa da bir kuşağın ”tutturamama” hikayesi olduğunu da söyleyebiliriz. Tezuysal’a eşlik eden Vildan Atasever, Sergen Deveci, Öykü Naz Altay’ın uyumlarının diziye kattığı samimiyet de bir başka artı özellik… 15 dakikalık bölümlerle akıp giden bu absürt komediyi BluTv’den izleyebilirsiniz.

The Wilds – Amazon Prime

Hakkında daha önce detaylı bir incelemesini yazdığımız The Wilds’ı da Amazon’un henüz keşfedilmemiş hazinelerinden biri olarak gördüğümüz için bu listeye eklemeye karar verdik.

Daredevil ile yakından tanıdığımız yapımcı ve yazar Sarah Streicher’ın yaratıcısı olduğu The Wilds, Amazon Prime’ın 2020 biterken bize verdiği bir teselli armağanı gibi. Tanıtımları ilk bakışta hepimize biraz Lost’u anımsatsa da, oldukça sert bir gençlik dizisi olan Euphoria havası da alıyoruz izledikçe. Bir uçak kazasıyla başlayan hikayemizin başköşesine hayatta kalma mücadelesi gelip kuruluyor sonra. Daha bitmedi üstelik. Toksik maskülenlik eleştirisi, ataerkil düzen, psikolojik çözümlemeler gibi birçok konuya da değiniyor farklı tonlarda. Yani demem o ki dramdan maceraya, pek çok tat alabiliyoruz The Wilds’tan. Sezon sonunda damağımızda bıraktığı tatlar sevilmiş olacak ki 10 bölümlük ilk sezonu yayınlandıktan kısa bir süre sonra ikinci sezon onayını almıştı The Wilds. Dizinin resmi Instagram sayfası ikinci sezonun çekimlerinin başladığını da geçtiğimiz haftalarda duyurdu. Hazır ikinci sezonu yola çıkmışken, ilk sezonuna bir şans vermenizi tavsiye ederiz.

Dadanizm sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin