5 maddede dadandık: Haftalık popüler kültür raporu (13 – 19 Aralık)

Dadanizm newsletter duyuru (600 x 600 px)

Geçtiğimiz hafta boyunca dadandığımız ama çok tembel olduğumuz için yazmaya üşendiğimiz birkaç popüler kültür haberi…

1) Rob Reiner’ın ardından…

90’lar sinemasına ruhunu veren bir isim Rob Reiner; gösterişsiz, sade ama etkileyici, türler arası rahatlıkla geçiş yapabilen becerikli bir yönetmen. Ne büyük bir auteur’lük iddiası, ne de çığır açma derdi olan biriydi ama 80’ler ve 90’lar Amerikan sinemasının kolektif hafızamıza kazınmış önemli filmlerinde onun imzası var.

Sımsıcak bir sonbahar günü, aşk, dostluk veya gerilim, entrika; ne ararsanız bulabileceğiniz bir filmografi. Stand By Me, The Princess Bride, When Harry Met Sally’den Misery, A Few Good Men ve Ghosts of Mississippi’ye uzanan bir seçki… En sevdiğim gerilim filmlerden biri Misery; korku dolu bir kedi fare oyunu, yazarlık ve hayranlık üzerine çokça söz söyleyen, akıldan hiç çıkmayan sahneleriyle kusursuz bir yapım. When Harry Met Sally’ye ne demeli? Yüz kere izlesek bıkmayacağımız, kendimizi nostaljinin sımsıcak kollarına, WhatsApp öncesi aşkların diyarına bırakabileceğimiz, bizi hep aynı sıcaklık ve doğallıkla karşılayan bir film.

@primevideo

Rob Reiner forever. 🎥: #WhenHarryMetSally

♬ original sound – Prime Video

Filmin ikonik sonunun, Rob Reiner’ın ve eşi Michele’le ilişkisinden doğması da bizi ayrıca duygulandırıyor. Reiner, The Drew Barrymore Show’da, eşiyle tanıştıktan sonra filmin sonunu değiştirdiğini anlatıyor. İlk versiyonda Harry ve Sally sokakta karşılaşıyor, konuşuyor ve ayrı yollara gidiyorlarmış. Olamaz! Filmin yapımı sırasında Reiner, eşi Michele ile tanışmış ve filmin sonunu değiştirmiş.

@nypost

Rob Reiner’s own love story with his wife, Michele, inspired him to change the ending of his iconic romcom “When Harry Met Sally.” ❤️

♬ original sound – New York Post | News – New York Post | News

Ne yazık ki geçtiğimiz hafta, Rob Reiner ve Michele Singer Reiner’ın ölüm haberiyle sarsıldık. Çiftin evlerinde öldürüldüğü ortaya çıktı ve oğulları Nick Reiner bu cinayetin şüphelisi olarak tutuklandı. Çarşamba günü görülen ilk duruşmada, bir sonraki duruşma tarihi 7 Ocak olarak belirlendi. Reiner, suçlamayı kabul edip etmediğine ilişkin beyanını da 7 Ocak’ta mahkemeye sunacak. Nick Reiner’ın avukatı mahkeme dışında yaptığı ilk açıklamada “Bu davayla ilgili çok karmaşık ve ciddi sorunlar var” dedi.

Çok trajik ve üzücü bir olay. Hafta başından beri Reiner ailesinin dostları ve sevenleri peş peşe açıklamalar yaptı. Meg Ryan, “Bu adamı ne kadar özleyeceğiz… Rob ve Michele, gerçek aşka, masallara ve kahkahalara inandığınız için teşekkür ederiz” şeklinde başlayan bir yazı paylaştı. “Onların hikayesinin bu imkansız trajediyle sona ermeyeceğine, bunun bir iyilik getireceğine, farkındalık yaratacağına inanmak zorundayım…” dedi. Ben Stiller “O, benim neslim için en etkili filmlerden bazılarını çekti…O, gerçekten çok komik, nazik ve şefkatli bir insandı” diye yazdı. Stand by Me hikayesinin yazarı Stephen King “Harika bir dost, siyasi müttefik ve parlak bir film yapımcısı”, Josh Gad ise “Rob Reiner ve eşi Michele, hayal edebileceğiniz en nazik ve şefkatli insanlardı. Sesi olmayanlara çok değer verirdi” diyerek Rob ve Michele’e vedalarını sundular.

Buraya küçük bir not da düşelim: Umuyoruz ki Hollywood yapımcıları bu trajik olayın üzerinde tepinmez, Ryan Murphy bir Nick Reiner dizisi yapmaya kalkmaz, canlandırmalı belgeseller serisi izlemeyiz. Ama Hollywood’u biraz tanıdıysak; yapımcılar ellerini ovuşturmaya başlamışlardır bile!

2) TikTok algoritması “zihin sağlığı” içeriklerini diğer videolara göre daha çok öne çıkarıyormuş.

TikTok’ta sık sık bir uzmanın zihin sağlığı (veya genel sağlık) hakkında çektiği videolara denk geliyor olabilirsiniz. Şahsen ben sağlık konusunda bir “TikTok anksiyetesi” geliştirdim. Evdeki her obje, her yemek beni yavaş yavaş zehirlemeye çalışıyor gibi geliyor bazen. Kaç tava değiştirdim sayamıyorum. Paslanmaz çelik alıyorum, ertesi gün “aslında o da zararlı” diye bir video çıkıyor karşıma. “Kaçıngan mı, çekingen mi, sıkılgan mı bağlanıyorum?” diye sorular soruyorum kendime. Yarattığın bu sağlık anksiyetesi sorunumu da çözsene ey TikTok!

Durum sizde de böyleyse, merak etmeyin delirmemişiz. Washington Post’un yayınladığı araştırmaya göre, TikTok’un algoritması, ruh sağlığı içeriğini siyaset, kediler ve Taylor Swift de dahil olmak üzere diğer birçok konuya tercih ediyormuş. Ruh sağlığıyla ilgili içerikler, diğer videolara göre daha “yapışkan” oluyormuş. Yani, bir kere bu tarz videolar izlemeye başladıysanız, ‘keşfet’inizden çıkarmanız çok zor oluyormuş.

TikTok’un özellikle de gençlerin “akıl sağlığı” üzerine etkileri, çokça tartışılan bir konu. Bir ruh sağlığı uzmanına erişmenin, düzenli terapiye gitmenin pahalı olması veya sigorta kapsamına alınmaması gibi nedenlerle, insanlar “terapiyi” sosyal medyada uzman veya uzman olduğunu iddia eden kişilerde arıyor.

Birçok gencin ChatGPT’yi psikolog gibi kullanması üzerine çok tartışma dönmüştü hatırlarsanız. Günümüz ekonomik koşullarında çözüm arayışı için sosyal medyaya sarılmak çok anlaşılır olsa da, tıklanma peşindeki videolar ve “sahte uzmanlar” tarafından kandırılabileceğimizi de unutmamamız gerekiyor. Bir psikiyatrist ve British Columbia Üniversitesi araştırmacısı olan Anthony Yeung, DEHB (dikkat eksikliği) ile ilgili en iyi 100 TikTok videosunu inceleyen bir çalışma yürütmüş ve bu videoların bazılarının yararlı olduğunu, ancak yarısının da yanıltıcı olduğunu ortaya koymuş. Yanıltıcı videoların çoğunu, sağlık profesyoneli olmayan kişilerin çektiğini belirtmiş. TikTok’taki DEHB testleriyle ilgili yanıltıcı bilgilerin bulunduğunu ortaya koyan başka çalışmalar da var.

Amnesty International’da Çocuklar ve Gençlerin Dijital Hakları üzerine çalışan araştırmacı Lisa Dittmer, 13 yaşında gençlermiş gibi açtıkları sahte test hesapları ile yürüttükleri bir araştırmadan bahsediyor; “Teknik araştırmamız, ruh sağlığıyla ilgili içeriklere ilgi duyan gençlerin ne kadar çabuk zehirli tuzaklara düşebileceğini gösteriyor. TikTok’un ‘Sizin İçin’ akışıyla etkileşime girdikten sadece üç ila dört saat içinde, genç test hesapları intiharı romantize eden veya gençlerin hayatlarına son verme niyetlerini ifade ettikleri, intihar yöntemleri hakkında bilgiler içeren videolara maruz kaldı” açıklamasında bulunuyor.

3) Berkun Oya’nın yeni projeleri: Bir Başkadır ikinci sezonu ve 35 Mayıs oyunu

2020’ye damga vuran Bir Başkadır, çok izlenen ve beğenilen ilk sezonunun ardından ikinci sezonuyla geri dönüyor.

Okuma önerisi – Gözüne uyku girmeyen işsiz bir telgrafhane: Bir Başkadır dizi incelemesi

İlk sezonda bütün karakterlerin hikayeleri tamamlanmış gibi görünüyordu. Ama belli ki Berkun Oya’nın anlatacakları bitmemiş. Dizinin yayın tarihini ilerleyen dönemlerde öğreneceğiz.

Berkun Oya’nın şu sıralar gündemde olan bir diğer projesi de, kendisinin yazıp yönettiği, sanal gerçeklik (VR) gözlükleriyle izlenen 35 Mayıs adlı oyunu. Kadroda Asiye Dinçsoy, Berkun Oya, Cihat Süvarioğlu, Çağlar Çorumlu, Fatih Artman, Gönül Gezer ve Nebi Tolga Yılmaz var. Oyun 8 kişilik gruplar halinde izleniyor ve her bir gösterim 35 dakika sürüyor.

Krek Tiyatro Topluluğu’nun kurucusu Berkun Oya, Bayrak (2008), Güzel Şeyler Bizim Tarafta (2010) ve Babamın Cesetleri (2012) gibi oyunlarıyla tanınıyordu. BluTV’de yayımlanan Masum (2017) dizisiyle geniş kitlelere ulaştı; ilk dizi yönetmenliği Bir Başkadır’la ise yeni projeleri en çok merak edilen yönetmenler arasına girdi.

4) Rockin’ Robin’in radyo programını artık Spotify’da dinleyebiliyoruz.

Stranger Things’in resmi Spotify hesabı, Robin Buckley (Maya Hawke)’in Rockin’ Robin radyo programını çalma listesine ekledi. Söylenene göre, bu radyo programında dizinin 25 Aralık’ta yayınlanacak 2. kısmına dair bazı özel mesajlar ve ipuçları varmış!

Spotify resmi duyurusunda şöyle diyor: “Robin’in yayınlarını dinlemek için Stranger Things Resmi Çalma Listesi’ne gidin. Her gün saat 08:00’de yeni ipuçları yayınlanacak. İpucu: Her yayın bir ipucu değildir ve duyduğunuz tüm sayıları not edin. 18 Aralık’ta son ipucu açıklanacak. Dört ipucunu bir araya getirin ve gizli sayısal kodu Spotify arama çubuğuna girerek ikinci kısımdan bir içeriğin kilidini açın. Bu deneyim, 18-20 Aralık tarihleri ​​arasında dünya çapında ve yalnızca Spotify mobil uygulamasında mevcuttur.”

@strangerthings

rockin’ robin filling you in on all the hawkins happenings #StrangerThings5

♬ original sound – Stranger Things – Stranger Things

İyi hoş ama bu diziyle ilgili her dakika yeni bir tantanaya gerçekten ihtiyaç var mı? Diziyi öyle ya da böyle izliyoruz. Yine de radyo programından ipuçları toplama konsepti eğlenceli görünüyor. Meraklılarına duyurulur.

5) Oscar Ödül Töreni 2029 yılında Youtube’dan yayınlanmaya başlayacak.

Çok şükür, böyle bir şeye ihtiyaç vardı. Oscar ödül törenlerinin yayınlandığı kanallar, özellikle yayıncıları çok kısıtlıyordu. Töreni dilediğimiz yayıncıların yorumları eşliğinde izlememiz mümkün olmuyordu. Oscar’ları her yıl Yekta Kopan’la izlemek zorunda mıyız canım? Zaten ödül töreni yıllardır çok sıkıcı; her yıl seyirci kaybediyor, reytingleri düşüyor. Açın şöyle YouTube üzerinden ferah ferah izleyelim.

Akademi yaptığı açıklamada, YouTube ile 2029’dan 2033’e kadar sürecek bir anlaşma imzaladıklarını söylüyor. Açıklamanın devamında “Kırmızı halı yayını, kamera arkası görüntüleri, Governors Ball erişimi ve daha fazlasını içeren Oscar ödülleri, YouTube üzerinden dünya çapında 2 milyardan fazla izleyiciye ve ABD’deki YouTube TV abonelerine canlı ve ücretsiz olarak sunulacak” diyor. Youtube’un, birçok farklı dilde altyazı ve seslendirmeler geliştireceğini söylüyor. Akademi böylece Oscar yayınlarının seyircisini arttırmayı hedefliyor. YouTube ile iş birliği bunun için güzel bir adım.

Dadanizm sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin