5 maddede dadandık: Haftalık popüler kültür raporu (14-26 Şubat)

Dadanizm newsletter duyuru (600 x 600 px)

Geçtiğimiz hafta boyunca dadandığımız ama çok tembel olduğumuz için yazmaya üşendiğimiz birkaç popüler kültür haberi…

1- Trump’ın politikaları Hunter Schafer’ın pasaportuna da ulaştı

Euphoria dizisiyle yıldızı parlayan, trans kadın oyuncu Hunter Schafer, geçtiğimiz günlerde TikTok’ta yayınladığı bir videoda, yenilediği pasaportunda cinsiyetinin “erkek” olarak yazıldığını açıkladı.

@csbvkjbvjkbkjjvkfsjk

posted/deleted this last night because i wanted to make a more concise/well spoken thing but it’s out in the world! so putting it back heree

♬ original sound – Hunter Schafer

Donald Trump, başkanlığının ilk gününde, devletin yalnızca doğumda atanan kadın ve erkek cinsiyetini tanıyacağını ilan eden korkunç bir kararname imzalamıştı. Schafer paylaştığı videoda, Trump’ın imzaladığı kararname sonrasında “Konsolosluk İşleri Bürosu”nun, doğumda atanan cinsiyetten farklı bir cinsiyete sahip olanların pasaport başvuru ve yenileme işlemlerini durdurduğunu söyledi.

Schafer, kullandığı belgelerdeki cinsiyet ibaresinin ergenlik çağında değiştiğini, o zamandan beri ehliyetinde ve pasaportunda cinsiyet ibaresinin ‘kadın’ olduğunu söylüyor. 10 yıldır bu konuda hiçbir problem yaşamamış. Geçen yıl pasaportu çalındığı için, yeni bir pasaport başvurusunda bulunmuş. “Her şeyi normalde yaptığım gibi doldurdum, forma ‘kadın’ yazdım ve bugün teslim alıp açtığımda, cinsiyet göstergesini ‘erkek’ olarak değiştirmişlerdi” diye anlatıyor. “Bunun mevcut yönetimin politikalarının bir sonucu olduğunu düşünüyorum ve bu durum beni korkutuyor” diyor.

“Şunu da söylemeliyim ki pasaportuma ‘E’ harfi koymaları umurumda bile değil. Bu benimle ya da translığımla ilgili hiçbir şeyi değiştirmiyor, ancak hayatımı biraz daha zorlaştırıyor” diyor. Örneğin haftaya yeni pasaportuyla yurtdışına seyahat edeceğini ve bu esnada nasıl sorunlarla karşılaşacağını bilmediğini söylüyor. Bunu yaşayan veya yaşayabilecek diğer transları düşündüğünü, karşılaşılacak zorluklar listesinin uzayıp gittiğini dile getiriyor.

“Var olmayı asla bırakmayacağız, ben trans olmayı asla bırakmayacağım, pasaporttaki bir harf bunu değiştiremez” diyerek bitiriyor sözlerini.

Biz de şu sözü hatırlatarak bitirelim: “Transların olmadığı bi̇r dünya hiçbir zaman var olmadı ve olmayacak.”

2- Hediye gibi hediye: Pantone, bir renge “Drew Barrymore Yellow” adını verdi

Balık sezonu açıldı, geçtiğimiz 22 Şubat’ta Drew Barrymore 50. yaşını kutladı. Kutlamaların bir kısmına tabii ki Drew Barrymore Show’da da şahit olduk.

Moda tekstilinden araba boyasına, renkle alakalı işlerin büyük otoritesi Pantone, Drew Barrymore’un 50. yaşı şerefine bir renge onun adını verdi. “Drew Barrymore Yellow” olarak adlandırılan renk “sıcak ve yumuşak altın sarısı” tonlarında. Pantone temsilcisi Tannese Williams bu rengi “Sizin yaptığınız gibi sıcak bir alan yaratıyor. Tam da sizin savunduğunuz şeyi, birbirimizi olduğumuz gibi kutlamamız gerektiğini vurguluyor” diyerek anlattı.

Gerçekten de güzel bir renk. Güle güle kullanılsın.

3- Luigi Mangione’nin çok konuşulan mahkeme kıyafetleri

Amerika’nın her şeyi şova dökmesi yok mu?! Netflix’e belgesel için, Ryan Murphy’ye de dizi için kolları sıvatan (şaka şaka böyle bir bilgi yok ama kesin planlamıştır Ryan Murphy bir şeyler) Luigi Mangione’nin davası başladı. (Peki biz şov bağımlısı değil miyiz, ilk cümledeki artistliğimiz neydi öyle?)

Luigi Mangione davasıyla ilgili konuşulacak konular bitmiyor. Amerika’nın sağlık sistemi hakkında önemli tartışmalar açan, ortada bir katil ve bir maktulün olduğu ciddi bir mesele de olsa, hem Luigi’nin edindiği hayran kitlesi hem internet kullanıcılarının konuyla alakalı paylaşımları, olayı sulandırıyor bir şekilde. Gülmeden bakamıyoruz bu haberlere.

Olayın ne olduğunu bilmeyen kalmamıştır ama yine de merak edenler için buradaki yazımızda değinmiştik.

United Health Care CEO’su Brian Thompson’ı New York’ta vurarak öldürmekle suçlanan 26 yaşındaki Luigi Mangione, “suçsuz” olduğunu söylediği 23 Aralık’taki ilk duruşmasından bu yana ilk kez görüldü. 21 Şubat günü yeniden mahkemeye çıktı.

Mahkeme günüyle ilgili en çok ne konuşuldu dersiniz? Luigi’nin mahkeme stili; gömlek üzerine koyu yeşil kazağı, çelik yeleği, çorapsız makosen ayakkabıları! Sosyal medya mahkeme stiliyle çıldırmış durumda.

@heartthrobert

Luigi Mangione can’t be stopped. #luigi #luigimangione

♬ original sound – Rob Anderson

“Bu yazın yeni modası bu makosenler olacak” diye yazmış bir Twitter (X demeyi reddedişim) kullanıcısı. “Luigi onu sevdiğimizi biliyor, bu yeşil kazağı bilerek giydi” diyor bir başka kullanıcı.

@americastia

I love him so much it hurts #luigi #luigimangione

♬ original sound – Linda Landeros

Bir habere göre Luigi’nin mahkemeye çıkmasından sonra Google’da “luigi mangione kıyafetleri”, “luigi mangione makosenleri” ve “luigi mangione bilekleri” aramaları tavan yapmış! Bilekleri mi? Ne olacak bu kötü çocuk sevdası böyle…

Luigi’nin kıyafeti dışında neler oldu diye soracak olursanız:

Duruşma öncesinde üzerinde “Free Luigi” yazılı pankartlarla gelen onlarca Mangione destekçisi mahkeme salonunda yer bulabilmek umuduyla dışarıda sıraya girdi. Bazıları sabah 4’ten beri oradaymış.

Yargıç Gregory Carro, hapishane danışmanı tarafından sunulan zincir kelepçelerin çıkarılması talebini reddetti. Savcılar, Mangione’nin avukatlarına şimdiye kadar gönderdikleri, aralarında vücut kamerası görüntüleri ve adli tıp dosyalarının da bulunduğu kanıtları sıraladılar. Mangione’nin ailesinden kimse duruşmaya katılmadı. Yargıç henüz duruşma tarihi belirlemedi. Bakalım dava başladığı zaman neler neler olacak.

4- Oscar’lara doğru son tur: SAG Ödülleri sahiplerini buldu

Her yıl sinema ve televizyon dallarında en iyi oyunculuk performansları için verilen SAG (Ekran Oyuncuları Birliği) Ödülleri 23 Şubat’ta gerçekleşti. Gecenin sunuculuğu Kristen Bell üstlendi. Kırmızı halı stillerinde Timothée Chalamet’nin brat yeşili, Jeremy Strong’un olmazsa olmaz değişik takım elbisesi ve Pamuk Prenses’e benzetilerek övülen Selena Gomez çok konuşuldu.

Sakin geçen ödül töreninde, Harrison Ford’un Shrinking dizisinden rol arkadaşı Jessica Williams’ın konuşması sırasında atıştırırken kameralara yansıyan anları, Kristen Bell’in Gossip Girl skeci, Jane Fonda’nın şahane ödül konuşması öne çıktı.

Kristen Bell, Gossip Girl dizisinin altı sezonu boyunca “Gossip Girl” karakterini seslendirmişti. Mini skeçte ona diziden rol arkadaşı Leighton Meester da eşlik etti. Skeç komik olmasa bile, bu anlar hayranları bir hayli mutlu etmiş görünüyor.

@hellomag

The #GossipGirl throwback we didn’t know we needed! #KristenBell and #LeightonMeester joined forces for an intro that took fans back to the Upper East Side at this year’s #SAGAwards 🙊 #celebrity 🎥: @sagawards

♬ original sound – HELLO!

Törende yaşam boyu başarı ödülü alan Jane Fonda çok konuşulan sekiz dakikalık bir ödül konuşması yaptı. Konuşmasında oyunculuğun amacının “empati yaratmak” olduğunu söyledi. Trump’ın adını anmasa da “Şu an yaşananlar ve başımıza gelecekler nedeniyle pek çok insan zarar görecek” diyerek Trump yönetimine atıfta bulundu. Buna karşı birlik olma çağrısı yaptı: “Sendikalara büyük inancım var. Onlar bizim arkamızdalar. Bizi bir topluluk haline getiriyorlar ve bize güç veriyorlar. Topluluk güç demektir ve bu, işçilerin gücünün saldırıya uğradığı ve topluluğun zayıflatıldığı şu günlerde gerçekten önemlidir” dedi. Konuşmanın sonunda “Ve neler olduğu konusunda kendimizi bir an bile kandırmamalıyız. Bu iş çok ciddi, millet. O yüzden cesur olalım. Biraz Norma Rae, Karen Silkwood ya da Tom Joad olmak için iyi bir zaman. Kendimizi izole etmemeli, toplum içinde kalmalıyız. Savunmasız olanlara yardım etmeliyiz” diye ekledi.

Ödüllerde ise pek sürpriz yoktu. En İyi Kadın Oyuncu ödülünü Demi Moore aldı. Golden Globe, Critics Choice ve BAFTA’da En İyi Yardımcısı Oyuncu ödüllerini alan Zoe Saldaña ve Kieran Culkin, yine bu dalda SAG ödülünün de sahibi oldular. En İyi Erkek Oyuncu ödülünü A Complete Unknown filmiyle Timothée Chalamet aldı. Gecenin tek sürprizi de buydu. Ödül konuşmasında “En iyilerden biri olmak istiyorum” dedi. 29 yaşındasın ve her masada varsın, biraz sakin mi olsan hırs küpü kardeşim. (Bizdeki Timothée’ye tavsiye verme özgüveni..)

Önemli ödüller şu şekilde:

Film Kategorisi

  • En iyi oyuncu kadrosu: Conclave
  • En iyi kadın oyuncu: Demi Moore, Substance
  • En iyi erkek oyuncu: Timothée Chalamet, A Complete Unknown
  • En iyi yardımcı kadın oyuncu: Zoe Saldaña, Emilia Pérez
  • En iyi yardımcı erkek oyuncu: Kieran Culkin, A Real Pain

Televizyon Kategorisi

  • En iyi drama kadrosu: Shōgun
  • En iyi komedi kadrosu: Only Murders in the Building
  • En iyi kadın oyuncu – Drama: Anna Sawai, Shōgun
  • En iyi erkek oyuncu – Drama: Hiroyuki Sanada, Shōgun
  • En iyi kadın oyuncu – Komedi: Jean Smart, Hacks
  • En iyi erkek oyuncu – Komedi: Martin Short, Only Murders in the Building
  • En iyi kadın oyuncu – Mini dizi: Jessica Gunning, Baby Reindeer
  • En iyi erkek oyuncu – Mini dizi: Colin Farrell, The Penguin

5- Leighton Meester, Nobody Wants This dizine dahil oluyor!

SAG, Kristen Bell ve Gossip Girl demişken, Leighton Meester’dan güzel haberler var.

Leighton’ın eşi Adam Brody’nin başrolünde yer aldığı Nobody Wants This dizisinin ikinci sezonuyla ilgili sevindirici bir haber geldi. Leighton, ikinci sezonda diziye dahil oluyor! Joanne’in (Kristen Bell) ortaokuldaki düşmanı ve şimdi bir Instagram anne-influencer’ı olan Abby karakterini canlandıracakmış. Sevindirici diyoruz çünkü ikonik Blair Waldorf karakteriyle kalplerde yer eden Leighton Meester’ı daha fazla film ve dizide görmek istiyoruz. Çok yetenekli bir oyuncu ancak Gossip Girl sonrasında herhangi elle tutulur bir işte yer almadı.

Dizinin ikinci sezon çekimlerinin 3 Mart’ta başlayacağını da ekleyelim.

Dadanizm sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin