5 maddede dadandık: Haftalık popüler kültür raporu (3- 13 Mart)

Dadanizm newsletter duyuru (600 x 600 px)

Geçtiğimiz günlerde dadandığımız ama çok tembel olduğumuz için yazmaya üşendiğimiz birkaç popüler kültür haberi…

1- Lady Gaga’nın yeni albümü Mayhem’e kavuştuk

Lady Gaga’nın yedinci stüdyo albümü Mayhem sonunda piyasada! Albümün ilk single’ı Disease geçtiğimiz Ekim ayında yayınlanmıştı. Ardınan da Şubat ayı başında, Abracadabra şarkısı ve klibi gelmişti. Mother Monster belli ki yeniden fulfors hayatımızın orta yerine düşmeye hazırlanıyordu…

Mayhem albümü Gaga’nın ilk albümü The Fame’de yer alan Poker Face, LoveGame, Just Dance parçalarından aşina olduğumuz ve sevdiğimiz pop köklerine döndüğünü gösteriyor. Screen Rant albüm hakkında “Mayhem, Lady Gaga’yı listelere ilk girdiğinde özel kılan her şeye bir geri dönüş ve bu yolda öğrendiklerinin bir kutlaması” şeklinde harika bir yorum yapmış.

Lady Gaga albümle alakalı “Kargaşa, tam bir kaos! Pek çok kuralı çiğniyor ve çok eğleniyor. Bu, kendi kaosunuzu sizi nereye götürürse götürsün takip etmekle ilgili” diyor. Albümün müziğini de “Alternatif 90’lar, elektro-grunge, Prince ve Bowie melodileri, bolca gitar, funky bass, Fransız elektronik dansı ve analog synth’ler” şeklinde anlatıyor.

Lady Gaga ve Bruno Mars’ın ortaklaşa çıkardığı, bu yıl Grammy ödülü de alan Die With A Smile da albümde yer alan parçalar arasında.

Bu arada pek çoklarına göre Gaga’nın en iyi albümü hâlâ Born This Way. Katılmamak elde değil. Ancak Mayhem albümü de oldukça beğenilmiş gibi görünüyor.

2- Sevgilerle, Meghan “Sussex”

Meghan Markle’ın (tamam kızma, Sussex) seveni de çok, nefret edeni de. Açıkçası dünyada nefret edilmesi gereken çok insan var, Meghan onlardan biri değil. Ama birçok kişi ona tahammül edemiyor. En sevecen olanlarımızda bile karmaşık hisler uyandıran biri. İnsan onun “kim” olduğunu anlayamıyor. Nasıl biri Meghan, buna kendi de karar veremiyor gibi. Hep farklı kimliklerle karşımıza çıkıyor. Önceleri kadın hakları savunucusu, isyankâr kraliyet gelini, şimdi de ait olduğu sınıfı benimsemiş bir tradwife. Doğal biri gibi görünmek istiyor ama hep bir planı, bir ajandası var. “Ben de sizdenim” imajı çizmeye çalışıyor ama nafile. Kraliyete dahil olduğun gün o tren kalktı zaten Meghan. Harry ile kraliyet ailesinden kaçarak daha sakin, kendi hallerinde bir hayat istiyormuş gibi yaptılar. Sonra ne oldu? Harry de, Meghan da bir türlü susmadı. Biz ne zaman onları unutmaya başlasak bir şekilde yeniden karşımıza çıktılar. Oprah röportajı, Netflix belgeseli, Harry’nin kitabı…

Okuma önerisi – İkinci çocuk sendromu: Prens Harry bir noktada susmayı düşünür mü?

Bitmek bilmeyen kendilerini anlatma çabaları insanları bezdirdi. Bize ne anlatmak istedikleri de belli değil. Anlıyoruz (ya da anlamıyoruz, zaten mümkün de değil), her anının haber olması, acımasız İngiliz basını, kişiliğinin ve hayatının didik didik edilmesi korkunç ve psikoloji bozan şeyler olmalı. Harry annesinden dolayı travmalı. Meghan hakkında yapılan ırkçı vb. söylemlerin tabii ki kabul edilebilir bir tarafı yok. Bunlar bir yana. Ama çiftimiz bu çapta bir ünlülüğün zorluğundan bahsedip, hatta ünlü olmaktan rahatsız olup (!), her an yeniden ve yeniden karşımıza çıkıp duruyorlar. Sürekli bir “ben, ben, ben” hali içindeki “Sussex” çiftinin kenara çekilmeye niyeti yok. O zaman biz de yorumlarız.

Meghan’ın son girişimleri Instagram sayfası, With Love, Meghan şovu ve As Ever markası oldu. Meghan şimdi kim? O artık bir tradwife.

İnsanlar her zaman olduğu gibi bu program üzerinden de fraksiyonlara(!) ayrıldı. With Love, Meghan şovu için “ben eğlendim ya” diyenler, “dünyanın en sıkıcı programı” diyenler olduğu gibi, öfkelenenler de oldu.

@heartthrobert

The last one tho… #meghanmarkle #meghanandharry #netflix #tv

♬ original sound – Rob Anderson

Meghan’ın “özdeşleşilebilir” biri olmak adına Zara pantolon giydiğini, pişirdiği makarnanın yarısını ertesi gün çocuklarına öğle yemeği olarak koyacağını söylemesi kimseyi ikna etmedi. Gerçekten çocuklarına sefer tası hazırladığına falan inanmamızı bekliyor mu? Bir de Mindy Kaling’i “Markle diyip duruyorsun ama ben artık Sussex’im” diye azarlamasın mı? Mindy’ye de bir “kal geldi” sanki o an. Kraliyetten kopma çabaları, “kişiliğim yok edildi” sözleri… E ne oldu yani şimdi?

@michaelpavano

With Love, The Duchess of Sussex 💕 #parody #meghanandharry #meghanmarkle #withlove #comedyvideo #fypage

♬ Ob-La-Di, Ob-La-Da – 2018 Mix – The Beatles

Kabul, program estetik olarak güzel görünüyor. Yemekler, Meghan’ın kendisi, ev ve bahçenin dekorasyonu, hepsi çok estetik. Programı sevenler, programın geçtiği evrenin (evet, paralel evren) kendilerine huzur verdiğinden, köpüklü banyo yapıyormuş gibi hissettirdiğinden falan bahsediyorlar. Tamam, anlaşılır. Ama programın formatı o kadar eski ki… Belki 15 yıl öncesinde olsaydık gece yatmadan önce ilgi ve sevgiyle izlerdik. Nigella Lawson’ı, Ellie Krieger’ı sevdiğimiz gibi severdik. Artık her yer yemek tarifi, Pinterest görseli. Steril imajlardan zaten hepimize bıkkınlık geldi. Meghan’ın bir plastik poşetten aldığı krakerleri başka plastik poşete koyduğu ‘life style’ şovuna ihtiyacımız var mıydı? Sahi, bu kimin hayatı?

3- Her yanımız (ne mutlu ki) Doechii!

Son zamanlarda her yanımız Anxiety oldu! Evet, gerçekten anksiyetemizin eksik olmadığı bir dünyada yaşıyoruz ama şimdi Doechii’nin Anxiety’sinden bahsediyoruz. Onu hiç duymadıysanız bile (umarım böyle bir şey yoktur), bu şarkısını kesin duydunuz.

@iamdoechii_

♬ Anxiety – Doechii

Grammy’lerden bahsederken, Doechii’nin Yılın Rap Albümü ödülü almasından ve efsane sahne şovundan bahsetmemişiz. Bu konuda bize küsen dostlarımız oldu, haklısınız bize yazıklar olsun. Son yılların en karizmatik, sempatik ve yetenekli isimlerinden Doechii’ye ayrı bir dosya yapmak şart oldu.

Bu hafta Anxiety şarkısı TikTok akımları dünyasına hızlı bir giriş yaptı. Rave ve Nara Smith de video paylaştılar.

Aslında Doechii Anxiety şarkısını ilk olarak Kasım 2019’da kendi YouTube hesabında yayınlamıştı. Şarkı daha o zamanlarda sosyal medyada büyük ilgi görmüştü. Bunun üzerine bu yıl stüdyo kaydı yapıldı ve Mart başında yayınlandı. Her ne kadar DENIAL IS A RIVER şarkısında, plak şirketlerinin ondan TikTok’ta fenomen olacak şarkılar istemesinden şikayet etse de, kusura bakma Doechii, sen bu işi çok iyi beceriyorsun.

Geçen hafta da Paris Moda Haftası’nda arz-ı endam eden Doechii artık her yerde ve ismini her geçen gün daha sık duyacağız.

@outpump

@Doechii is in Paris for the Schiaparelli Fashion Show📍She took the opportunity to take some photos with the fans❤️ #doechii #schiaparelli #pfw #fashiontiktok #parisfashionweek

♬ Anxiety – Doechii

Bu arada Doechii iki ay önce de RuPaul’s Drag Race’in 17. Sezonunda konuk jüri olarak katılmıştı! Lexi Love ve Crystal Envy “Alter Ego” şarkısıyla lip sync performansı sergilemişlerdi. Aman kaçırmayın.

4- The Last of Us ikinci sezonuyla ufukta gözüktü

Başrollerinde Pedro Pascal ve Bella Ramsey’in olduğu, Emmy ödüllü The Last of Us dizisinin ikinci sezon fragmanı yayınlandı.

İkinci sezonun resmi tanıtım metni şöyle: “Ellie ve Joel salgın sonrası çıktıkları tehlikeli yolculuktan beş yıl sonra Jackson, Wyoming’e yerleşmişlerdir. Şiddet içeren bir olay huzurlarını bozunca Ellie adaleti sağlamak için yeniden amansız bir yolculuğa çıkar.” Yani özetle her şey süt limanken bir anda olanlar olur.

The Last of Us oyununu oynayanlar, ikinci sezonda yaşanacakları az çok biliyorlar. Oyunu oynamayanlar için ise spoiler öğrenmenin Game of Thrones’taki Red Wedding veya Jon Snow twist’ini önceden bilmeye eşdeğer olacağını söylüyorlar. Ne diyorsunuz!

Lütfen spoiler vermeyin o zaman. Çok üzülecek miyiz peki? Yok, söylemeyin. (Bu arada ben Game of Thrones’u 10 yıl kadar geç izleyip (evet, shame!) Red Wedding spoiler’ı almamayı başarmıştım. Nasıl yaptım bilmiyorum mağarada mıydım acaba?)

İkinci sezonda kadroya yeni yüzler de katılıyor. Abby rolünde Kaitlyn Dever, Ellie’nin yakın arkadaşı Jesse rolünde Young Mazino, Isaac rolünde Jeffrey Wright, henüz bilmediğimiz bir rolde Catherine O’Hara ve daha pek çok yeni isim karşımıza çıkacak.

5- Millie Bobby Brown’dan kendisine zorbalık yapan gazetecilere cevap var

Tüm dünyanın gözü önünde büyümek korkunç bir şey olmalı. Büyümek yeterince sancılı değilmiş gibi, bir de en ufak bir hareketinizin dünyanın her köşesinde haber olduğunu düşünün. Yüz binlerce takipçisi olan influencer’ların bile sinirleri aldıkları yorumlara dayanmıyor. Hollywood ünlülüğü ise bambaşka bir seviye. Küçük yaşta ünlü olup, sonrasında akıl sağlığını koruyabilen çok az kişi var. Onlar hakkında yorumlarda bulunmak kolay ama anlamamız imkansız. 18 yaşından önce ünlü olmaya bir yasak gelir mi acaba ileride?

Millie Bobby Brown da gözümüzün önünde büyüdü. Kimilerine göre bir anda. Stranger Things dizisindeki Eleven karakteri henüz zihinlerden silinmemişken, Millie genç bir kadın oldu. Bir de evlenip barklandı.

Geçtiğimiz hafta boyunca kendisi her yerdeydi. Fiziksel görüntüsüyle, imajıyla alakalı birçok haber yapıldı. Ne yalan söyleyelim, “He is not my boyfriend” anı cringe miydi, evet, hem de çok! Hiçbir genç kadını evlilik delisi olarak görmek istemiyoruz sanırım.

@hollywoodreporter

“he’s not my boyfriend” – #milliebobbybrown takes photos with her husband #jakebongiovi at the premiere of her film #theelectricstate

♬ original sound – The Hollywood Reporter

Millie hakkındaki kişisel fikirlerinizi bilemeyiz… Herkesi seveceğiz diye bir şey de yok. Ama… Bir sakin olalım. Evlense de, büyümek istese de, büyük gibi görünse de, 21 yaşında gencecik bir insan o. 20’li yaşlarımızda hepimizin saçı, başı, tarzı hatta karakteri kaç kere değişmiştir acaba? Genç kadınları -en çok da görünüşleri üzerinden- yerden yere vurma işi, bitsin artık! Sosyal medya yorumlarını geçtim, bunu bir de koca koca insanlar, gazeteciler yapıyor! “Millie Bobbie Brown neden bu kadar kötü yaş aldı?” gibi başlıklarla köşe yazıları yazıyorlar.

Millie de kendi Instagram sayfasında hakkında çıkan haberlerle ilgili açıklama yaptı.

Paylaştığı videoda “Bu gazetecilik değil. Bu zorbalıktır. Yetişkin yazarların zamanlarını yüzümü, bedenimi, seçimlerimi inceleyerek geçiriyor olmaları rahatsız edici. Bu makalelerin bazılarının kadınlar tarafından yazılmış olması? Daha da kötü. Her zaman genç kadınları desteklemekten ve onları yüceltmekten bahsediyoruz, ancak zamanı geldiğinde, ‘tık almak’ için onları yıkmak daha kolay görünüyor” diyor.

“Bir kızın kadın olduğunu görmeyi kaldıramayan insanların gerçekçi olmayan beklentilerine uymak için kendimi küçültmeyi reddediyorum. Nasıl göründüğüm, nasıl giyindiğim ya da kendimi sunuş şeklim için utandırılmaya izin vermeyeceğim” diye devam ediyor. “Daha iyisini yapalım. Sırf benim için değil, sadece var oldukları için parçalanma korkusu olmadan büyümeyi hak eden her genç kız için” diyerek sözlerini tamamlıyor. Bir alkış!

Dadanizm sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin