Ondan önce gelmiş her şeyin bağlamında: Kamala Harris’in brat olması mümkün mü?
brat yazı için heyecanımıza ortak olacağını düşündüğümüz belki son kişilerden biri –kesinlikle pink-washing amacı gütmeyen– Kamala Harris oldu! Adaylığını duyurduğu gibi yaptığı ilk şeylerden biri X yani eski adıyla Twitter’da seçim kampanyası hesabının kapak fotoğrafını brat tarzına uyarlamak oldu. brat yazınının heyecanını Kamala Harris ile paylaşabilecekken Filistin’de ateşkese veya anti-faşist sınır politikalarına kimin ihtiyacı var ki?!?!
kamala IS brat
— Charli (@charli_xcx) July 22, 2024
Can kaybının 40 bine ulaştığı Gazze’yi işgal eden İsrail ordusuna sağladığı destek konusunda ısrarcılığını sürdüren Joe Biden, namı diğer “Genocide Joe”, bir müzakere için 27 Haziran’da eski başkan Donald Trump ile karşı karşıya gelmişti. Başkan Biden’a karşı azalan tolerans, Demokrat Parti’nin Şubat ayında düzenlenen ön seçimlerinde Michigan gibi kritik eyaletlerde “kararsız” seçmenin sayısıyla kendini iyice göstermişti. Halihazırda var olan fiziksel becerileri ve yaşıyla ilgili endişeleri gidermesi beklenilen Biden, umulanın aksine düşük bir performansa sahipti o süreçte. Müzakere için bir araya geldikleri canlı yayında ikilinin en endişe verici anı golf becerilerini yarıştırdıkları kısım bile değildi!
They’e actually arguing over golf handicaps
— Tour Golf (@PGATUOR) June 28, 2024
Bu noktada iki adayın da başkanlığı tecrübe etmiş Amerika seçmeni için seçimler iki ucu keskin kılıç haline geldi. Demokrat Parti Biden’ın bu performansının ardından başkan adaylığı konusunda yeni tartışmaların kapısını araladı. Seçimden çekilmesi için uygulanan baskıların etkisiyle Biden, X (eski adıyla Twitter) platformunda paylaştığı duyuruda bir sonraki seçimlerden çekildiğini duyurdu.
— Joe Biden (@JoeBiden) July 21, 2024
Duyurusundan yaklaşık yarım saat sonra, yeni Demokrat Parti adayı olarak Kamala Harris’i desteklediğini açıklayan Biden’ın gönderisiyle birlikte seçim sürecinde yeni bir devir başladı. Kamala Harris’in son zamanlarda bir internet ‘meme’i haline gelmesi, kararın hızlıca benimsenmesine ve seçim sürecinin hızlıca ilginçleşmesine katkı sağladı. Harris, adaylığını duyurduktan sonraki bir haftalık süreçte seçim kampanyası için rekor bir miktar olan 200 milyon dolarlık bağış topladı ve Temmuz ayında toplam rakam 310 Milyonu aştı.
Kamala Harris, seçim kampanyası için ülke çapında mitinglere başlamak için hiç zaman kaybetmedi. Özellikle müzakere fiyaskosundan sonra momentum yakalayan Harris, bu fırsatı değerlendirerek kampanyasını güçlendirmeye çalıştı. Ancak, adaylığının şimdiye kadarki belki en büyük hatası, 8 Ağustos Michigan mitinginde Filistin yanlısı protestoculara verdiği yanıtla ortaya çıktı.
Konuşmasının ortalarına doğru protestocular “Kamala, Kamala saklanamazsın! Soykırıma oy vermeyeceğiz!” şeklinde slogan atmaya başladığında, Harris’in tepkisi oldukça agresif oldu: “Eğer Donald Trump’ın kazanmasını istiyorsanız bunu söyleyin, aksi takdirde ben konuşuyorum.”
Bu cevap, birçok iki partili sistemle yönetilen ülkenin halkı gibi Amerikalıların da benimsediği, “lesser evil” yani “daha az kötü” veya “kötünün iyisine” oy verme anlayışının Demokrat Parti tarafından nasıl açıkça sömürüldüğünü gözler önüne serdi. Harris’in bu tepkisi, seçmenlere, eğer onu desteklemezlerse, daha kötü bir seçenek olan Donald Trump’ın yeniden yönetime gelmesi tehlikesiyle karşı karşıya kalacaklarını açıkça ima etti. Ancak Harris’in küstah tavrı 10 Ağustosta yer alan Arizona mitinginde yerini daha “ılımlı” açıklamalara bıraktı. Mitingde “Özgür, özgür Filistin” sloganı atan gruba “Şimdiye kadar net bir şekilde ifade ettim, artık ateşkes anlaşmasını sağlama ve rehine anlaşmasını tamamlama zamanı” diye açıklama yaptı. Harris’in bu söylem değişikliği, bir yandan seçmen baskısının ne kadar etkili olduğunu gösterirken, diğer yandan da Amerikan siyasetinin, seçmenlere gerçekten inandıkları bir alternatifi sunmaktan ne kadar uzak olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
Demokrat Parti’nin politikalarını popülizme uyarlaması, özellikle son yıllarda sağa kayan sınır politikalarında belirgin bir şekilde görülüyor. 2024 yılında partinin benimsediği sınır politikaları Trump’ın 2016 vaatlerini aratmıyor. 2021’de Guatemala’ya ziyarete giden Harris’in Guatemalalılara Amerika’ya sığınmamaları gerektiğini söylerken kullandığı “Do not come, do not come” ifadesi en büyük viral anlarından birine sebep olmuştu.
Özellikle Demokrat Parti’yi Cumhuriyetçi Parti’den ayıran en önemli özelliklerden birinin göç yanlısı politikaları olduğu göz önünde bulundurulunca, göç yanlısı seçmen Harris’in tavrından dolayı haklı olarak ihanete uğradığını hissetmişti. Hindistancevizi ağacından düştüğümüzü mü sanıyorlar?
Adayın popülist hamleleri seçim kampanyasında Beyoncé’nin “Freedom” şarkısını kullanma kararına da yansıyor. Lemonade albümünde yer alan “Freedom”, tabii ki Jay Z’nin yediği nanelerle alakalı ama ondan ötesi albümde siyahi kadınlara adanmış bir marş niteliği taşıyor. Kendisi de siyahi bir kadın olan Harris’in bu şarkıyı tercih etmesi, güçlü bir toplumsal mesaj iletme çabası olarak görülüyor, ancak bazı çevrelerce bu seçim popülist bir hamle olarak değerlendiriliyor. Şarkıya kendi dizeleriyle toplumsal bir eleştiri katan Kendrick Lamar’ın Amerika’ya yönelik sert eleştirileri bile Harris’in bu şarkıyı seçim kampanyasında kullanmasına engel olmuyor:
“Stole from me, lied to me, nation hypocrisy” (Benden çaldı, bana yalan söyledi, iki yüzlü millet)
Durumun benzer bir örneği Barack Obama, 2022 yıl sonu çalma listesine Ethel Cain eklediğinde görülmüştü. “American Teenager” isimli parçasında ironik bir aktarımla ordu ve Amerikan Rüyası eleştirisinde bulunan Ethel Cain, 2022’de Obama’nın radarına düşmüş ve beğenesini kazanmıştı. “2022 planlarımda eski başkanının savaş karşıtı, vatanseverlik karşıtı sahte pop şarkımı yıl sonu listesine dahil etmesi yoktu” diyor zaten Ethel Cain de.
Ethel Cain reacts to her song “American Teenager” being named one of Barack Obama’s favorite songs of 2022:
“did not have a former president including my anti-war, anti-patriotism fake pop song on his year end list on my 2022 bingo” pic.twitter.com/zXrEPmuuin
— Pop Crave (@PopCrave) December 24, 2022
Kamala Harris de sanatçılarla ve popüler kültür öğeleriyle bağdaştırılmaktan çekinmeyen bir aday olduğunu brat estetiğini kullanarak ve Beyoncé ile çalışarak gözler önüne serdi. Çoğu şey gibi popüler kültür öğeleri siyasi bir araç olarak kullanıldıklarında anlamlarını yitirmekle karşı karşıya kalıyorlar. Beni belki şüphecilikle suçlayabilirsiniz, ama Kamala Harris’in brat yazı geçirdiğine inanmakta zorlanıyorum. brat iştirakçısı ve öznesi olarak söylüyorum: Çocuklar bratty siyasetçiler değil, özgür Filistin istiyor.
Charli xcx & Beyoncé featured on Kamala Harris-themed cover for New York Magazine. pic.twitter.com/2bsfq2eK3w
— Pop Crave (@PopCrave) July 29, 2024