Zaddy, daddy, pepsi: Pedro Pascal’ı neden seviyoruz?

Dadanizm newsletter duyuru (600 x 600 px)

Popüler kültür sizi içine çekerken bağımlısı olacağız yeni yüzler de vadediyor. Kaçış yok, o kişiyi sevecek, hayran olacak, destanlar yazacaksınız. Bir bataklık olarak da nitelendirebileceğimiz internet aleminde “zaddy, daddy ve pepsi” lakaplarını hak ederek alan Pedro Pascal’a öyle bir dadandık ki… Üstelik sadece Dadanizm olarak değil. Öyle Jacob Elordi’ye aşık olduğumuz gibi hiç değil. Gülşen’in “Yurtta Aşk Cihanda Aşk” şarkısını dinleyerek hayran olduğumuz Pedro Pascal’ı övmelere doyamıyoruz. En acilinden bir nefes alın ve sohbete başlayalım.

Yıllar önce Game of Thrones’ta bahtsız Oberyn Martell karakterine hayat veren Pedro Pascal, şimdilerde her filmde, her röportajda ve kırmızı halıda karşımıza çıkıyor. Yorulmak bilmeyen bir ünlü. Terapiye zamanı yok gibi hissediyorum. Yükselişe geçtiği için olsa gerek söyleyecek tek bir kötü sözüm yok. Hayret! Belki kariyerinin gelecek yıllarında güç ve ünden gözü dönebilir, o zaman negatif yorumlarımla burada olacağım merak etmeyin. Hani bazı kişilerin arkasından “Ne iyi yetiştirilmiş!” deriz ya… Ya da sadece ben diyorum, içimdeki babaanne uyumuyor çünkü. İşte, Pedro Pascal öyle biri. İyi, kibar, eğitimli ve samimi bir aileden geldiği çok belli. Robert Downey Jr. bile Pedro Pascal’ı seviyor. Marvel Sinematik Evreni’nin son harikası olacağına gönülden inandığım Fantastic Four yeniden çevriminin başrolünde yer alıyor Pedro Pascal. İkonik Reed Richards rolünde, gönülleri fethedeceğine inancım yüksek. Filmin oyuncu kadrosu şairane olmasına rağmen gözlerimiz sadece Pedro Pascal’ı görüyor. Diğer oyunculardan özür dilerim ama yıldız ışığı deyince Pedro Pascal artık. Bir yandan Avengers: Doomsday için de kamera karşısına geçen oyuncunun Star Wars serisinin The Mandalorian & Grogu filminde de yer alacağını söylememiz lazım. Last of Us başarısından bahsetmeme gerek var mı? Gladiator II projesini unutmamak da yarar var. Bir nefes al be adam! Ya da aşk hayatından haber ver.

@dadanizm

Kimse Pedro Pascal aşkımızı sorgulamasın ❤️‍🔥😂 #pedropascal #thelastofus #gameofthrones #mandalorian

♬ OMG – NewJeans

Aşk üçgeni deyince Aşk-ı Memnu ama…

Ben sayarken yoruldum fakat Pedro Pascal yorulmuyor. Dakota Johnson ve Chris Evans’ın oyuncu kadrosunda bulunduğu Celine Song imzalı Materalist’e ne demeli? Celine Song’un ne kadar acımasız olduğunu acımasız bir şekilde öğrendiğimiz film beni dakikalarca ikilemde bıraktı. Chris Evans’ın yanına Pedro Pascal’ı koymak da biraz şov. Kimi seçeceğimizi şaşırdık ancak Dakota’nın filmdeki seçiminden memnunuz, onu söyleyelim. Pedro Pascal’ı Ari Aster’ın Joaquin Phoenix, Emma Stone ve Austin Butler’ı buluşturan filmi Eddington’da da görüyoruz. Bir insan, aynı anda, her yerde olabilir mi? Aklınız karışmasın, Pedro Pascal için her şey mümkün.

Timothée Chalamet’ye gıcığım

“Bu hızlı yükselişi neye borçluyuz?” diye sorabilirsiniz. Çok yüksek bir ihtimalle işini çok iyi yapan bir halkla ilişkiler uzmanına tabii ki. Hollywood bize sürekli ve daima üzerine konuşacağımız konular veriyor. Austin Butler, Jacob Elordi, Barry Keoghan ve Timothée Chalamet’in ismini anmıyorum dahi. Bu dörtlü arasında en çok Austin’den umutlu, Timothée’ye canımı yakarcasına gıcıktım fakat hayal kırıklığı… Geleceğin yıldızları arasında gösterilen bu dörtlünün ne yapacağını ya da yapamayacağını merakla bekliyorum.

Harika birisi yani

“Pedro Pascal neden bu kadar seviliyor?” sorunuza da cevabım var. İnsan canlısı da o yüzden. Şilili göçmen bir aileden geliyor. Çocukken ailesiyle birlikte Pinochet diktatörlüğünden kaçıyor. Göçmenler hakkında aktif bir şekilde konuşuyor, konuşmaktan çekinmiyor. J.K. Rowling’e kafa tutuyor, LGBTİ+ haklarını destekliyor. Geleneksel erkeklik kalıbının dışında ve bundan korkmuyor Pedro Pascal. Oldukça da maskülen göründüğünü söylemek mümkün. O sert çehre, kemerli burun falan. Fakat içine bakınca fütursuz ve tarifsizce doğal biri olduğunu anlıyorsunuz. (Evet, tanışıyoruz) Alçakgönüllü veya öyle davranıyor. Bunların tamamı stratejik bir hamle de olabilir. Elbette yalnızca bu özelliklerle ününe ün kattığını düşünmek doğru olmaz. Pedro Pascal’ın başarısının sırrını tek bir nedene bağlamak zor ne var ki Last of Us’taki performansının oyuncunun popülerliğini artırdığı gün gibi açık. Dizinin uyarlandığı oyunun bilinirliği bir yana, Pedro Pascal’ın dram yüklü, romantik ve mücadeleci karakterleri canlandırırken kendine has bir aurası olduğunu iddia edebiliriz. Bu aura performansının keskin bir şekilde ekrana yansımasını sağlıyor. Onu aynı yaş grubunda bulunduğu Joaquin Phoenix, Leonardo DiCaprio ve Christian Bale’den de biraz ayırıyor doğrusu.

Yaşanacaksa yaşanacak

Pedro Pascal’ın şu an için herhangi bir skandala karışmaması da bizden artı puan alıyor. J.K. Rowling meselesini saymazsak tabii. People dergisinin bir sonraki “Yaşayan En Seksi Erkek” unvanını kime vereceği belli. Yaşanacaksa yaşanacak. Öte yandan, Pedro Pascal’ın yükselişinin geçici olma ihtimaline karşı temkinliyim. Hollywood, Blake Lively-Justin Baldoni davasının izlerini sürmeye devam ederken yeni bir skandala hazır mı? Sanmıyorum. Fakat bu hızlı yükselişlerin bir düşüşü de oluyor malum. Pedro Pascal’ın böyle bir sonla karşılacağını düşünmüyorum zira zaten düşüp kalktığı yerden yükseliyor. 

Kader bunlar hep

İlk genç yıllarını başarısızlıklarla geçiren Pedro Pascal’ın kaybedecek bir şeyi yok. Çünkü kayıp yıllarının neşesini yaşıyor. Annesini erken yaşta kaybediyor, çokça kez pes etme noktasına da geliyor. 30 yaşına kadar neredeyse hep parasız geziyor, Game of Thrones pek çok açıdan bir dönüm noktası. Çalışan ve para kazanan bir oyuncu olmak için inanılmaz mücadele eden bir insanın düşüşünü görmek istemem. Bunca mücadeleye ne olacak o zaman? Pedro Pascal’ın zor kazandığı ünü ve popülerliği, çetin bir savaşın ürünü. Öylece bırakıp gideceğini zannetmiyorum. Dr. Özge Orbay’ın şu sıralar Instagram’da sıkça karşıma çıkan bir deyişi var: “Yeterince kalmadan, başka yerlere varılmaz.” Pedro Pascal’a da bu cümleleri bırakmak isterim. Bu mücadeleler, bu depresyon, bu parasızlık neden yaşandı sanıyorsunuz? İnternet zaddy’si olmak için yaşandı Pedro’cum.