5 maddede dadandık: Haftalık popüler kültür raporu (5 – 12 Haziran)
Geçtiğimiz hafta boyunca dadandığımız ama çok tembel olduğumuz için yazmaya üşendiğimiz birkaç popüler kültür haberi…
1) Los Angeles’ta ICE ve Trump karşıtı protestolar
Geçtiğimiz hafta Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Kurumu yani ICE görevlileri Kaliforniya eyaletinde çeşitli iş yerlerine baskınlar yapmış, bazı göçmenleri tutuklamış bazılarını da sınır dışı etmişti. Bunun üzerine 6 Haziran Cuma günü bölgede Trump ve ICE karşıtı protesto gösterileri başladı.
@vmc_ent Today in Downtown LA protesting against ICE and Deportation #losangeles #protests #DTLA #iceoutoflosangeles
Göçmen karşıtı politika vaatleriyle iktidara gelen ve görev süresi boyunca göçmenlere yönelik baskıyı artıran Trump, ICE yetkililerine yasadışı göçmenleri gözaltına alma ve sınır dışı etme yetkisi vermişti. Hatta federal ajanların günde 3 bin veya yılda bir milyondan fazla kişiyi tutuklamasını talep etmişti.
Protestolar hafta sonu devam ederken, Donald Trump Los Angeles bölgesine dört bin Ulusal Muhafız üyesi ve 700 deniz piyadesi gönderdi. Bölgedeki tansiyon tırmanmaya başladı. Bu durum eyalet yetkilileri ile Trump arasında siyasi bir gerilime de yol açtı. Bölgeye muhafız gönderme yetkisi valilikteyken, Trump’ın valiliği es geçerek doğrudan asker göndermesinin kanunsuz olduğu söylendi. Kaliforniya valisi Gavin Newsom “Ulusumuzun ve demokrasimizin temel taşlarından biri, halkımızın askeri değil sivil yönetimle idare edilmesidir” diyerek Trump yönetimine dava açtıklarını bildirdi.
Los Angeles şehir merkezinde polis ve göstericiler arasında çatışma başladı. Polis Departmanı (LAPD) protestoculara plastik mermi ve göz yaşartıcı gazla müdahale etti. Sürücüsüz araçlar ateşe verildi. Hafta sonu toplam 56 gösterici gözaltına alındı.
Finneas O’Connell da Pazar günü protestolar esnasında biber gazına maruz kaldığına dair bir hikaye paylaştı. “Şehir merkezindeki son derece barışçıl protestoya neredeyse anında biber gazı sıktılar – bunu kışkırtıyorlar” diye yazdı.

Doechii de Pazartesi günü BET ödüllerinde En İyi Kadın Hip-Hop sanatçısı ödülünü alırken yaptığı harika konuşmada yaşananları eleştirdi. “Kanun ve düzen adına toplumumuzda korku ve kaos yaratan acımasız saldırılar var” dedi. “Trump bir protestoyu durdurmak için askeri güç kullanıyor. Demokratik protesto hakkımızı her kullandığımızda orduyu bize karşı konuşlandıran bir hükümetin nasıl bir hükümet olduğunu hepinizin düşünmesini istiyorum. Bu nasıl bir hükümettir?” dedi ve “İnsanlar apar topar toplanıyorlar ve ailelerinden koparılıyorlar,” diye devam etti. “Bir sanatçı olarak bu anı tüm ezilen insanlar adına konuşmak için kullanmanın benim sorumluluğum olduğunu hissediyorum. Siyahlar için, Latinler için, translar için, Gazze’deki insanlar için… Hepimiz korku içinde değil umut içinde yaşamayı hak ediyoruz. Umarım kardeşlerimle birlikte nefrete karşı bir arada durur ve protesto etmeye devam ederiz.”
2) Trump ve Elon Musk’tan âşık atışması
Birbirlerini yiyerek yok etmelerini umduğumuz iki ismin, seçim dönemi aralarında su sızmayan iki deli Donald Trump ve Elon Musk’ın ilişkisi sona erdi. Trump’ın seçim mitinglerinde arkasında zıplayan, kampanya sürecine 250 milyon dolar para yatıran Elon Musk, ilk fırsatta kapı dışarı edildi.
İkili arasındaki ilk gerginlik Trump’ın Musk’ın yetkilerini sınırladığı Mart ayında hissedildi. Mayıs ayının ilk gününde Musk, Beyaz Saray’da gazetecilere yaptığı açıklamada, şirketlerine odaklanmak için yakında DOGE’den geri adım atacağını söyledi. Mayıs’ın sonunda Musk’ın görevden ayrılması resmileşti. Beyaz Saray, Musk’ın özel bir hükümet çalışanı olarak görev aldığı, yakında zaten yasal olarak çıkmak zorunda kalacağı, geçici rolünün sona erdiğini doğruladı.
Okuma önerisi – Biz senin “insansı” olma ihtimalini sevdik: Robotlar, satılan hayaller, Trump ve Elon Musk ikilisi üzerine hasbihaller
Mayıs ayı boyunca yine de her şey yolundaymış gibi Musk Trump’a teşekkür ediyor, Trump’ın da Musk’a altın renkli anahtar takdim ettiği etkinlikler yapıyorlardı. Ama ikili arasındaki gerilim o zaman da biliniyordu. Zira altın anahtar takdiminden birkaç gün önce Musk “Sunday Morning” programında Trump’ın vergi yasa tasarısını yerden yere vurmuştu. Bu vergi yasa tasarısı karşısında patlamasının bir sebebi var Musk’ın: Tasarı, zenginlerden ve büyük teknoloji şirketlerinden daha fazla vergi alınmasını öngörüyor; üstelik çevreci yatırımlara verilen destekleri de geri çekmeyi planlıyordu. Yani evet, doğrudan Musk’ın Tesla’sı gibi şirketleri hedefine alan bir tasarı…
Haziran ayında ise gerginlik kamuoyuna taştı. Musk Twitter’da “Üzgünüm ama artık dayanamıyorum. Bu devasa, çirkin, domuz eti dolu kongrenin yasa tasarısı büyük bir iğrençlik. Buna oy verenler utansın: yanlış yaptığınızı biliyorsunuz. Bunu biliyorsunuz” diye yazdı. Ardından Trump’ı “nankörlükle” suçladı. Onun desteği olmadan Cumhuriyetçilerin 2024 seçimlerini kaybedeceğini iddia etti. Buna karşılık Trump, Musk’ın Beyaz Saray’daki görevinden ayrılmasının istenmesinin ardından “çıldırdığını” söyledi.

Bunun üzerine de Musk, Trump’ın Epstein dosyasında adının geçtiğini söylediği o tweeti attı. Bomba bu mu cidden? Bu tweet’e şaşıran oldu mu ki? Trump ve Epstein ilişkisini zaten biliyorduk.
Musk sonrasında bu tweeti sildi. Ardından Epstein dosyasının tamamı açığa çıktığında Trump’tan özür dileyeceğini söylediği bir tweet atıp kısa süre sonra onu da sildi. Hırslı bir liseli aşık gibi yazıp yazıp sildi yani.

Olaylara en güzel tepki de Elon Musk’ın artık görüşmediği kızı Vivian Wilson’dan geldi: ”Haklı çıkmayı çok seviyorum.”
@violetdorsey repost from @Daily Mail Elon Musk’s estranged transgender daughter, Vivian, appeared to gloat after his explosive fallout with Trump. Read the full story at DailyMail.com 🎥 Vivllainous/Instagram #elonmusk #trump #donaldtrump #vivianwilson
3) Jared Leto’ya yönelik cinsel saldırı suçlamaları
Cumartesi günü Air Mail’de yayınlanan “The Cult of Leto” başlıklı makaleye göre bir grup kadın yıllar içerisinde Jared Leto’nun kendilerine uygunsuz davranışlarda bulunduğunu anlattı. Kadınlar arasında o dönemlerde 16-17 yaşında olanlar da var. Leto’nun davranışlarını “tacizkar, korkutucu ve kabul edilemez” olarak değerlendirdiler.
Şimdi 32 yaşında olan model Laura La Rue, 16 yaşındayken o dönemde 36 yaşında olan Leto’yu stüdyosunda ziyarete gittiğini, Leto’nun odasından tamamen çıplak bir şekilde çıktığını anlattı. “Öylesine dışarı çıktı, penisi dışarıda, sanki her şey normalmiş gibi… Belki de yetişkin erkeklerin yaptığı bir şeydir bu diye düşündüm,” diyor Air Mail’e. Başka bir kadın da Leto’nun önünde birden ”mastürbasyon yapmaya başladığını” anlatıyor.
Los Angeles merkezli bir DJ ve müzik yapımcısı olan Allie Teilz de 2012’de Facebook’ta yazdığı şu mesajı yeniden Instagram sayfasında paylaştı: ‘‘Jared Leto sahne arkasında sana zorla yürümeye çalışmamışsa tam olarak hâlâ Los Angeles’ta sayılmazsın. Hem de bir kilt etekle. Ve bir de kar şapkasıyla…’’ Teilz bu paylaşımına “Jared Leto o zaman da rahatsız ediciydi, hâlâ öyle. 15 yılı aşkın süredir Hollywood’un en uzun soluklu avcısı olarak” notunu düştü.

Devamındaki hikayelerde de şunu söylüyor: “17 yaşındayken bu iğrenç adam tarafından saldırıya uğradım ve travma geçirdim… Yaşımı biliyordu ve umursamadı. Yaptığı şey tacizkar, korkutucu ve kabul edilemezdi.” Allie Teilz Instagram sayfasında Jared Leto hakkında kendisine gelen ifşa mesajlarını yayınlamaya devam ediyor. “Too Many Creeps” başlığıyla profiline sabitlediği hikayelerinde bu mesajları görebilirsiniz.
Öne çıkan kadınlar bu yaşadıklarının Hollywood’da herkes tarafından bilinen şeyler olduğunu söylüyorlar.
Jared Leto ise basın temsilcisi aracılığıyla iddiaları yalanladı.
O dönemlerde sanatçıların bu davranışlarının genç kızların zihnine normal, beklenen bir şey, hatta ‘deha’, ‘gerekli bir tuhaflık’ olarak işlenmesi ne kadar da acı. Jared Leto’nun haberi de maalesef ki şaşırtmadı. Özellikle #MeToo hareketinden beri, ünlü ve güçlü erkeklerin birer birer ifşa edilmelerini bekliyoruz.
4) Blake Lively’nin yüzü gülüyor: Baldoni ve Lively davasında son gelişmeler
Justin Baldoni’nin Blake Lively ve Ryan Reynolds çiftine karşı açtığı 400 milyon dolarlık hakaret davası reddedildi.
Aralık ayında Blake Lively, Justin Baldoni’nin sette uygunsuz yorum ve davranışlarla kendisine cinsel tacizde bulunduğunu iddia etmiş, 1 Ocak’ta resmi olarak şikayette bulunmuştu. Bu şikayetin ardından Baldoni de Lively ve eşine karşı dava açmış, ikilinin “It Ends With Us” filmini ele geçirdikten sonra itibarını ve kariyerini yok etmeye çalıştıklarını iddia etmişti. Olayın detaylarını hatırlamak isteyenleri aşağıdaki yazıya alalım.