Anti-haul: Günümüzün modası ‘‘Bugün ne satın almadım’’ videoları

Dadanizm newsletter duyuru (600 x 600 px)

Modanın katlana katlana yükselen yaprakları, kıyafet çılgınlığı ve kendini tarzınla ifade etmek. 2010’ların YouTube’unda en çok dolaşan temalardan biriydi “haul”lar. ‘‘Haul’’ ne demek diye soranlar için kabaca anlatacak olursak, internetteki bazı içerik üreticilerinin satın aldıkları ürünleri anlattıkları ve bazen de bu alışveriş sırasında yaşadıkları deneyimleri aktardıkları videolar diyebiliriz. Hemen gözünüzde canlandı değil mi? Influencer’ların alışveriş ya da hediye yoluyla sahip oldukları türlü kıyafetleri torbalarından çıkarıp tek tek giymelerini, modaya uygun olarak farklı kombinler yapmalarını izlerken az uykuya dalmadık neticede. Belki de rüyalarımızı süsleyen o montu onlarda gördük ama alamadık… Ah ah… Minimalizm akımı, iklim krizi, hızlı tüketim gibi konuların dikkat çekmesiyle birlikte bu çılgınlığa yavaştan bir son vermek isteyenlerle başka bir akım büyümeye başladı: “Bugün ne giymedim” yani “anti-haul”. Neyin satın alındığını değil de alınmayacağını anlatırken hali hazırda gardıropta bulunan kıyafetlerin nasıl yeniden değerlendirilebileceğini paylaşan ‘‘anti-haul’’ akımına ve bu akımın yüklendiği anlamlara dadanıyoruz.

Influencer’ların reklam dünyasıyla yaptıkları iş birlikleri reklam adına gelen ürünlerle büyüyen gardıroplarına sığmaz oldu. Onlar ihtiyacı olmayan kıyafetlerle dağlar yaratırken kimisi de bu dağları öylece izler oldu. Evet, bir tür erişim eşitsizliği söz konusu ama bunun alışveriş sevdasına engel olduğunu söylemek de çok mümkün değil; hızlı değişen trend’ler ve bu hızı besleyen fast fashion markalar derken tüketim çılgınlığı da form değiştirse de giderek büyümeye devam ediyor. Tabii ki son zamanlarda artan ‘‘bilinçli tüketim’’ ifadeleri, ‘‘sürdürülebilirlik’’ gibi laflardan sonra insanlar da düşünmeye başladı. Pazartesi alınan bir ürünün öbür pazara ulaşamadan bozulması, fast fashion markalarının ise giderek daha kalitesiz ürün ve haliyle de daha fazla atık oluşturabilme ihtimali, çok büyük bir kısmımızı korkuttu.

Okuma önerisi – Acil durum: TikTok ve Reels kıyafet rezervlerimizi bitiriyor!

Şu da var ki, modayı takip etmek, sürekli alışveriş yapmak da bir mesai. TikTok’un baş döndüren hızına yetişemiyor, modayı artık birçoğumuz takip edemiyoruz. Çünkü artık moda diye bir şey pek de kalmadı. Hani rengarenk bir çarkıfeleği hızlıca döndürünce renkler sanki bir anda kayboluverir ya, işte aynı onun gibi.

@oldloserinbrooklyn

De-influencing, anti haul, and revisiting a trend forecast. “De influencing” to me is about arming folks with knowledge, and trying to facilitate conversation, ideas and critical thinking when it comes to personal style, consumption, cultural context, and fashion trends. #deinfluencing #antihaul #fashion #beautyindustry #fashiontrends #trendcycle

♬ original sound – Mandy Lee

Tam da bu noktada karşımıza çıktı “anti-haul” içerikleri. Daha önce bahsettiğimizin tam tersi, ne aldığına değil de ne almadığına bakan bir trend analizi git gide moda alanında üretilen içeriklerin büyük bir kısmını kaplamaya başlıyor. Daha az düşünceyle daha çok tarz, daha az alışveriş ve atıkla daha çok “benlik” kazanmak amaç. Bu konuda başı çeken en büyük influencer’lardan biri de Jenny Mustard. Yıllardır mevsimsel olarak izleyicilerine neleri giymediğini anlatan İsveç asıllı minimalist Jenny, her mevsim hangi ürünlerin moda olduğundan bahsederken kendisi için hangi kıyafetin almaya uygun olup hangisinin olmadığından da bahsediyor. 2020’nin ev yaşamı bize her şeyin yanında bir de online alışverişin çok daha hızlı ve sevindirici olabileceğini öğretti. Evde kalarak tecrübe kazanma alanlarımız dağılmışken daha çok zevk için alışveriş yapılmaya itildik. Biraz sıkıntıdan biraz ihtiyaçtan diyebiliriz. Bunun sonucunda çok daha hızlanan alışveriş süreci -alışveriş merkezine git, ürün bak derdi yok tabii- bazen bize aldığımız ürünlere para harcamış olduğumuzu bile unutturdu.

Öncelikle Jenny’i izlemek her yılın bir özeti gibi. Sadece birkaç maddeden oluşan “neler moda oldu” listesi o senenin gidişatını anlamak için yeter de artar bile. Kendi gardırobunda olan ve olmayan kıyafetlerden ve üzerinde hangi tarz parçaların hoş göründüğünden bahsederken aslında her trendin kendi mantık çerçevesinde nereye oturduğunu da anlatmış oluyor. Tabii ki de herkesin mantığı da aynı olmak zorunda değil. Zaten amaç da bu; söylenen her şeyin alınması yerine kıyafet seçiminde bireysel kararların ne kadar bilinçli olduğuna dair bir vurgu aslında.

Mesela Jenny bir videosunda çiçekli desenlerin her sezon değişime uğradığından ve bu yüzden aslında çok da uzun vadeli bir trend olmadığından bahsettiğinde kafamızda kesinlikle bir ampül yanıyor. Sonrasında tabii seçim bizim, gerçekten seviyorsak o çiçeği, tabii ki de alacağız. Fakat her şey bu kadar siyah-beyaz olmak zorunda da değil, tamamen seçimler ve kararlar üzerine sunulmuş bir sistemden bahsediyoruz.

TikTok’a da yayılmış olan bu trend TikTok’ta satılan ürünlere meydan okuyor ama bir yandan da tabii ki uygulamada bu videoları izlememiz belki de birkaç dakika daha orada kalıp başka bir reklama denk gelme ihtimalimizi de artırıyor. #antihaul trendi 93.7milyon görüntüye ulaşmışken TikToker’ların yaptığı şeylerden biri ise mağazalara gidip bazı ürünleri neden almayacaklarını açıklamak da olabiliyor. Bu videoları izlerken biz de görsel bir cümbüş yaşarken harcamaya teşvik edilmediğimiz için farklı bir tatmin yaşıyoruz aslında. Amaç özendirmek değil ama kendi sesini aramak gibi oluyor neredeyse.

@livekindly

Anthropologie anti-haul to save you from overconsumption this holiday season 🫶 #overconsumption #antihaul #deinfluencing #holidayfinds #christmas #sustainability #anthropologiefinds

♬ original sound – LIVEKINDLY

Mashable’a göre bu içeriklerin hepsi de tüketim karşıtı bir yerden ilerlemiyor aslında. TikTok influencer’ı @valeriafride “Sizi *’influence’lamama’ma izin verin” diyerek başlarken ilk videosunda, TikTok’un bıktıra bıktıra reklamını yaptığı ürünleri satın aldığından ve ayrıca bu ürünlerin daha iyi versiyonlarını ve alternatiflerini aldığından da bahsediyor. Yani tam olarak “almayın” demiyor ama daha iyisini alabileceğimizi iddia ediyor aslında. Tabii ki de kalite yine de daha az alışveriş demek. Bu açıdan hâlâ anti-haul olmasa da yüzde 50 haul olabileceğini düşünüyoruz bu içeriğin. (*Deinfluence” sözcüğünün tatmin edici bir karşılığını bulana kadar bir süre daha influence’lamamamama gibi bir şeyle ilerleyeceğiz gibi, bizi mazur görün.)

Uzaklarda bir yerlerde kıyafet dağları büyürken bu videoların varlığı bile gidişatın ne olduğuna dair bir işaret olarak karşımıza çıkıyor. İhtiyacımız kadarını aldığımız ama yine de tarz olduğumuz yılların sırrı gardırobumuzun içinden, belki de biraz da mahalledeki o terziden geçiyor. Kıyafetlerimizin varlığının mutluluk verdiği, ama yokluğunun da bizi hasretlere düşürmediği zamanlar diliyoruz.

Dadanizm sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin