Seden Mestan
Dadanırken türler arası ayrım göz etmiyor. Her ne şekilde olursa olsun, kalp atışlarını hızlandıran şeyler hakkında kendinden geçercesine konuşup yazmayı kendine bir görev belliyor. Sevdikleri kadar gıcık olduklarından da bahsetmek onun için bir tür hayatta kalma yöntemi. Twitter, Instagram çağına inat upuzun cümleler kurmaktan vazgeçmiyor. Şu an bu yazıyı da o yazdığı için (yani ben!) çaktırmadan uzattıkça uzatma ihtimali çok yüksek ama neyse ki kendinden bahsetmeyi pek sevmiyor...
devamını oku
İkili deliliğin tarifi: Killing Eve

Katil – polis çekişmesini türlü akıl oyunlarıyla alt üst edip kendine has bir gerilime ve duygusal bağa dönüştüren Killing Eve, ikinci sezonuyla yayında.

devamını oku
Anthony Hopkins olmak (Instagram’da)

Çünkü o her şeyin en iyisini yapar…

devamını oku
Serge Gainsbourg: Fransız chanson’larından reggae’ye uzanan zamansız bir rock star

Skandallarca…

devamını oku
Güle güle Agnès

Kendine has sahici anlatımıyla sinemanın kalıplarını yerle bir eden Agnès Varda aramızdan ayrıldı…

devamını oku
Dünyanın tüm zombileri, birleşin!

Yeni bir Jim Jarmusch filmi geliyor: The Dead Don’t Die

devamını oku
Gözyaşlarımızı bitti mi sandın: Queer Eye

Queer Eye üçüncü sezonunda daha derin, daha olgun. Yoksa biz mi yaşlandık?

devamını oku
İstanbul Caz Festivali’nin programı açıklandı

Ne ekinoks ne de düşen cemreler… İstanbul Caz Festivali’nin programını öğrendiğimiz andır bizi baharın resmi olarak geldiğine ikna eden… (Şiir gibi konuştuk ya!)

devamını oku
Karanlığa, en karanlığa doğru: Matt Elliott İstanbul’da

Matt Elliott; Fransız deneysel yaylı çalgılar üçlüsü Vacarme ile birlikte İstanbul’da.

devamını oku
Short by Short ile Okan Üniversitesi’nden bir çağrı var: Film yap

Fikrin var ama filmin yok mu?

devamını oku
Idris Elba’lı bir dostluk hikayesi: Turn Up Charlie

Idris Elba’yı plajda üstsüz koşarken izlemeye kimin itirazı olabilir ki?